Tasarının bir kaç maddesi değil tamamı kadın aleyhine

İSTANBUL – Hükümetin gündeme getirdiği ve kadın örgütlerinin ‘kadınların kazanımlarını elinden alıyor’ diye eleştirildiği Nüfus Hizmetleri Kanununda Önerilen Değişiklikler ve Mağdur Hakları Kanun Tasarısı, Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Önleme Grubu’nun çalıştayında masaya yatırıldı. Kadınlar tasarının sadece bir kaç maddesinin değil tamamının kadınların aleyhine olduğuna vurgu yaptı.

Kadın Cinayetlerini Acil Önleme Grubu, Çağaloğlu’nda bulunan İstanbul Tabip Odası’nda son zamanlarda gündeme gelen ve kamuoyunda tartışılmaya devam eden ve kadınların yaşamını etkileyecek Nüfus Hizmetleri Kanununda Önerilen Değişiklikler ve Mağdur Hakları Kanun Tasarısı’na ilişkin çalıştay düzenledi. Meclis’e Ekim ayında gelmesi beklenen tasarının içeriği ve kadınların hayatlarını etkileyecek maddeler, tasarının hayata nasıl geçeceğine dair bilgilendirilmelerin yapıldığı çalıştıya çok sayıda kadın katıldı. Kadınlar, yürütülen tartışmalara yoğun katılım sağlayarak kanun tasarısına ve kadınların eylem planlaması hakkında düşüncelerini paylaştı.

‘Çocuk evlilikler suç olarak düzenlenmesi gerekiyor’

Çalıştayın ilk oturumunda Feminist Avukat Oya Meriç Eyüboğlu sunum yaptı. Nüfus Hizmetleri Kanununda yer alan maddeleri sıralayan Meriç, müftülüklere verilecek olan nikah kıyma yetkisinin hukuki boyutlarını ve tam olarak Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yer alan maddelerinin hangi anlamları taşıdıklarını anlatarak, “Çocuk yaşta evlilik suç olarak düzenlenmese eğer çok daha zor süreçler yaşanabilir. Ciddi bir önlem yok. Etraflı bir mücadele verilmesi gerekiyor. Karşı duruş ararken meselenin bu kısmını da değinmemiz gerekiyor” sözlerini kullandı. Boşanma Komisyonu’nun sunduğu raporlara da değinen Meriç’in sunumunda, en dikkat çeken maddeler, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması, aile hukukuna ilişkin tüm davalarda duruşmaların kapalı görülmesi ve tecavüzcü erkek evlendiği kadına 5 yıl boyunca ‘iyi hal’ sergilerse ceza almayacağı oldu. Katılımcı kadınlar, Meriç’in sunumunun ardından yasa tasarı hakkındaki sorularını yöneltti.

Çalıştaya katılan kadınların tartıştıklarını ve cevaplarını aradıklarını sorular ise şöyle:

*Mağdur Hakları Kanun Tasarısı ile ilgili, tasarıda, mağdur tanımı neye göre yapılıyor?

*Aileyi güçlendirme saikiyle kadına yönelik erkek şiddeti yok mu sayılıyor?

*Tasarının AKP’nin Boşanma Komisyonu raporu ile ilişkisi nedir?

*İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile çelişen ve devletin yükümlülüklerini geri planda bırakan yerleri nelerdir?

*Evlilik, boşanma, velayet/çocuk teslimi süreçlerinde kadınların hakları aleyhine mi işleyecek?

*Tecavüz kriz merkezleri nasıl tanımlanıyor?

*Yıllardır kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı ve cinsel taciz alanında çalışan kadın örgütleri sürece dahil ediliyor mu?

*Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda yeni neler öngörülüyor?

*Yasada hali hazırda doğumda sözlü bildirime yeni yasada denetim getirilmesi ne demek?*Bu kanun bildirim maddesiyle çocuk istismarının önünü açar mı?

*Resmi nikah kıyma yetkisinin müftülere verilmesi ne anlama geliyor?

*Müftülüğe bağlı aile irşad büroları da düşünüldüğünde, müftülerin devreye girmesi yeni bir toplumsal baskının ve kutuplaşmanın önünü mü açacak?

*Ailenin bu yönde düzenlenmesiyle dindar muhafazakar yaşam tarzının dayatılmayacağını söylemek mümkün mü?

*Bu tasarıların AKP’nin toplumu şekillendirme politikalarıyla bağı nedir?”

Çalıştayın öğleden sonraki oturumları basına kapalı devam ediyor.