Surlu kadınlar: Başımıza da yıksalar çıkmayacağız!

DİYARBAKIR – Sur’un ablukaya alınmasına tepki gösteren kadınlar, “Evimizi gelip başımızı da yıksalar biz kendi ayağımızla çıkmayacağız bu sokaklardan” dedi.

Aylardır yıkımın sürdüğü Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Alipaşa Mahallesi bu sabah polisler tarafından ablukaya alındı. Yüzlerce çevik kuvvet polisi ve onlarca TOMA’nın yerleştirildiği Alipaşa Mahallesi demir bariyerler ile kapatıldı. Halkın girişi çıkışı kontrol edilirken, dışarıdan gelen yurttaşların mahalleye girmesine de izin verilmiyor. Mahallede yaşananları kamuoyuyla paylaşmaya ve yansıtmaya çalışan gazeteciler ise zorla ablukanın dışına çıkarıldı.

‘Yaptıkları hiç bir inanca sığmıyor’

Polislerin ablukasına tepki gösteren kadınlar Sur’dan çıkmak istemediklerini söyledi. Huriye Akpolat, Sur’da doğup büyüdüğünü kaydederek, “İnsan doğduğu yeri nasıl terk etsin. Sur zaten yoksul halkın evidir. Şimdi bize diyorlar ki gidin sitelerde yaşayın. Biz burada aylık 500 TL ile yaşayabiliyorduk peki o evlerde nasıl yaşayacağız? Bu da Sur halkının gerçekliğidir. Gidip oralarda hem nefessiz kalıp hem açlığı yaşayacağımıza burada kalıp aç kalır nefes alırız. Sur bizim nefesimizdir. Bizi öldürseler de çıkmayacağız. Bize yaptıkları hiç bir inanca sığmıyor” diye konuştu.

‘Birlik olmadığımız için geliyor bunlar başımıza’

Cahide ise, yaşananların insanlığa hakaret olduğunun altını çizerek, aylardır kendilerine yapılmayan baskının kalmadığını söyledi. Tüm zorluklara ve baskılara rağmen mahallelerini terk etmediklerini dile getiren Cahide, “Bu saatten sonra da evimizi başımıza da yıksalar çıkmayacağız. Onlar dinsizse biz de onlardan dinsiz olacağız. Yaptıkları zulümdür. Ne istiyorlar bu halktan? İki gram mutluluğumuz, huzurumuz var ona da göz dikmişler. Kamulaştırma diyorlar, neyin kamusu? Kimden izin alıp kamulaştırmışlar? Suç onların da değil, suç en başında evini satıp giden halkımızda. O gün birlik olup satmasaydık bugün bu zulmü yaşamazdık. Ne geldiyse başımıza birlik olmadığımızdan geldi. Gelip evimizi başımıza yıksınlar, biz kendi ayağımız ile çıkmayacağız” diye belirtti.

80 yaşında olan Rabia ise, “Bingöl’de devlet baskısı sonucu Diyarbakır’a geldik. Burada Sur’a yerleştik. Sur’a geldiğimizde ev topraktı ve tüm imkanlarımı zorlayarak dört katlı ev yaptık. Bu sokaklarda çocuklarım büyüdü. Bende burada yaşlandım. Şimdi devlet bana buradan çık diyor. Buradan çıkıp nereye yerleşeceğim. Kaç zamandır sularımızı kestiler. Hortum ile evime su taşıyorum ama bu zorluklara rağmen evimden çıkmıyorum. Ne olursa olsun buradan çıkmayacağım” dedi.