Şengal’in her karış toprağında Nujiyan ve Naze’nin izleri…

Jinda Asmen

ŞENGAL- Şengal’de kadın basıncılığının öncüsü olan Nujiyan ve katledilişinin hesabını sormak için peşmergenin yüzüne ‘ihaneti’ haykıran Nazê… KDP peşmergeleri tarafından katledilen her iki kadın da direnişçi Şengal kadınının sembolü oldu.

Şengal’de direnişi ve 3 Ağustos katliamını ele alırken Nujiyan Erhan ve Nazê Nayif’i anlatmadan geçmek Şengal direnişini yetersiz anlatmak demektir. Çünkü her iki kadın duruş ve eylemleriyle direnişin sesi ve soluğu oldular.

Nujiyan Şengal’i hem yüreğine hem objektifine işler…

Nujiyan genç yaşında kadının özgürleşme sorununun farkına ve bilincine varır. Bunun için sessiz kalmayı değil mücadele etme yolunu seçer. İşte Nujiyan bunun üzerinden yollara düşer ve PKK saflarına katılır. Artık biliyordur; kadının özgürlüğü tüm toplumun özgürlüğüdür. Çünkü PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlük tezleri Nujiyan’ın kafasında özgürlüğün ne olduğunu netleştirmiştir. Nujiyan,yudum yudum içer o özgürlükten.

Nujiyan Erhan 30 Nisan 2015’de basın çalışmalarını geliştirmek ve özgün basıncılığı oluşturmak için, Kürdistan dağlarından Şengal topraklarına gelir. Henüz ferman öncesi Şengal’e gelme önerisinde bulunan Nujiyan’ın talebi o dönem gerçekleşmez. Fakat ferman sonrası yollara düşen Nujiyan kadın basıncılığı adına daha önce hiçbir çalışmanın olmadığı Şengal’e gelir.

Ezidi kadınların sesini duyurmayı kendine amaç edinen Nujiyan, kadın basıncılığını geliştirme ihtiyacını derinden hisseder. Nujiyan, Ezidi kadınların acılarını, kahramanlıklarını, direnişlerini hem yüreğine hem de objektifine kaydederek çalışmaya koyulur. Nujiyan, Ezidi kadınların sesine ses olmaya geldiği Şengal’de adı gibi ‘yeni bir yaşam’olur…

Gerçekliğin yakıcılığı ve çoban çocuklar

İlk çalışmalara başlarken tüm zorlukların farkındandır. Ama o mücadelenin suyundan kana kana içmiştir. Bu yüzden tüm zorluklara rağmen Nujiyan, Şengal’de özgür kadın basın çalışmalarını geliştirme kararını verir ve ısrarlı bir şekilde çalışmalara başlar. İlk yaptığı çalışmada Şengal’e ilk adımını attığı gündür. Çobanlık yapan biri kız biri erkek iki Êzidi çocuk görür. İkisi de kardeştir. Nujiyan hemen yanlarına gider önce her iki çocukla ‘çocukça bir dille’ diyalog kurar. Sonra merak ettiği soruları onlara fark ettirmeden yöneltir. Masum ve samimi cevaplar alır çocuklardan.

Öncelikle bu dağlarda okullarının olup olmadığını sorar ve ardından aldığı ‘evet’ cevabıyla “Siz neden okula gitmiyorsunuz?” der. Aldığı cevap karşısında hüzünlenir Nujiyan. Çünkü çocuklar okula gitmek yerine mecburiyetten çobanlık yaparlar. Gerçeklik yakıcıdır. Bu yakıcılığı kaleme almak isteyen Nujiyan, çocukların fotoğrafını çekerek, “Şengal dağlarının küçük çobanları” adını verdiği ilk çalışmasını yapar.

Ardından adım adım birçok çalışmayı gerçekleştirmeye başlar. Yani Nujiyan hem çalışır ve hem de merakla Êzidi toplumunu daha yakından çözümlemeye çabalar.

Nujiyan’ın çadırından tüm dünyaya…

Nujiyan ilk yaptığı çalışmasında karşılaştığı gerçeklikten hiç kaçmadan aksine sürekli yüzleşerek sürdürür çalışmalarını. Şengal halkı nasıl yaşıyorsa öyle yaşar. Kendini de haberlerini de yaşamın tam ortasında örgütler. Öyle ki kaldığı yer de Şengal dağlarında bir çadırdır. O çadırdan tüm dünyaya Şengalli kadınların yaşamlarını aktarır.

Çadırından tüm dünyaya aktardığı çalışmalara Ezidi kadınları da dahil etmek ister Nujiyan… Ve hemen kadınları da basın çalışmaları için örgütleme arayışına girer. Kapalı bir toplum olan Ezidiler’de ‘imkansız’ denileni başaran Nujiyan kadınları evlerinden dışarı çıkarır ve onları eğitmek için basın eğitim okulu oluşturur. 7 genç kadınla başlayan eğitim zamanla olgunlaşır. Nujiyan’ın çalışmalara kattığı bu kadınlar hala Şengal’de Nujiyan’ın mirası bıraktığı kadın basıncılığında yer alıyorlar…

Artık Şengal’de JINHA ve Çıra TV’nin çalışmaları ön plana çıkar. Bu çalışmaların yürütücüsü olarak da Nujiyan… Basın çalışmalarında doğal bir önder konumuna gelen Nujiyan, Ezidi kadınları tarafından sahiplenilir ve onların sesi olur.

Bir basın savaşçısı olarak Nujiyan…

3 Mart 2017 günü bir kez daha Şengal’de Xaneor ve Sunine arasında peşmergeler ile YJŞ-YBŞ güçleri arasında yoğun çatışmalar yaşanır. Nujiyan yine oradadır ve ‘KDP’nin ihaneti’ olarak gördüğü çatışmaları kayda geçiriyordur. O gün de Şengal’de yaşanan ‘ihanete’ karşı sorumluluğunu yerine getirmek istemiştir. Kim tutabilirdi ki Nujiyan’ı? Çünkü bir savaşçıdır Nujiyan, bir basın militanı, gerçeklerin peşinde kamerasına sarılan bir devrimci… Ama ihanetin kurşunu bu kez ‘hakikati hakikatleştiren’ Nujiyan’ı hedef alır. Nujiyan kamerası elinde savaşı çekmek isterken suikast sonucu kafasına aldığı bir mermiyle ağır yaralanır. Onunla birlikte dokuz YBJ-YBŞ’li savaşçı da yaşamını yitirir üç basın çalışanı da yaralanır.

Nujiyan, Haseke de hastaneye kaldırılmıştı. Tüm Şengal Nujiyan için dua etmeye başladı, Ezidi Ana’lar Nujiyan için açtı ellerini gökyüzüne…

Nujiyan 19.günün sonunda yaşamını yitirdi. Haberi hazırlayan Nujiyan’ın çalışma arkadaşı bu kısmı tamamlayamadı. Fakat Nujiyan’ın kadın basıncılığına dair kurduğu hayaller, kalemi ve kamerası tüm kadın gazetecilerin ellerinde. Haberin bu kısmı tamamlanamasa da Nujiyan’ın hayalleri mutlaka tamamlanacak.*

Şengal halkı özellikle Êzidxan kadınları Nujiyan’ı kaybetmenin acısını derinden yaşadılar. Ve mezarı başında hiçbir zaman Nujiyan’ı unutmayacaklarının sözünü verdiler.

Nujiyan’ın hesabını kadınlar soruyor!

3 Mart’ın ardından Şengal halkı sessiz kalmadı ve Mart’ın 14’de bu ihaneti kınamak için bir yürüyüş düzenledi. Bu yürüyüşe Êzidi kadınları öncülük etti. Her zaman olduğu gibi Rojava halkı da Êzidi halkının yanında ihaneti protesto etmek için Xanesor’dan Sunine’ye doğru yürüdü. Ve yine ihanetin suyundan içen peşmergeler halkın yolunu keserek yürüyüşlerine engel olmak istedi. Peşmergeler sivil halka kurşun yağdırdı. İşte o an direnen Êzidi kadınlarından TAJÊ üyesi Nazê Nayif kafasından aldığı mermiyle hayatını kaybetti.

Nazê ve intikamını almak istediği kadınlar…

Nazê Nayif, genç bir Êzidi kadın. 3 Ağustos 2014 fermanında ailesiyle birlikte Şengal dağında bir çadırda yaşam mücadelesi veriyor. Nazê, fermandan sonra Êzidi kadının zayıf durumunu kabullenememiş ve geliştirilen kadın çalışmalarında aktif bir şekilde yer alıyor. Nazê tüm Êzidi kadınların intikamı almak istemiş ve bu temelde mücadele yolunu belirliyor. Özellikle ferman günü DAİŞ’in eline esir düşen kadınların acısını hiçbir zaman unutmayan Nazê her zaman için kendini savunmayı esas alır. Çünkü savunmasız kadın teslim alınan kadındır!

Nazê kurşunlara rağmen hesap soruyor!

Nazê genç yaşında bilinçlenir ve bir kadın sorumluluğuyla hayatta ilerlemeye başlar. Nazê, Şengal’de tüm eylemlerde yerini alır ve tıpkı Nujiyan gibi öncü olmaya çalışır. Tüm saldırılara rağmen Nazê eylemlerinde ısrarcı olur, zulme karşı sesini her zaman yükseltir.

14 Mart günü de Nazê duruşuyla direnişçi ve sloganlarıyla öncüydü. Sıkılan tüm kurşunlara rağmen geri çekilmedi ve ilerlemeyi seçti. İşte bu nokta peşmergeler bir kez daha ihanet kurşunuyla bir kadını katletti. Nazê de Nujiyan gibi ihanet kurşunuyla hayata gözlerini yumdu.

Şengal, direnen kadınların kalesi şimdi. Êzidxan kadınları asla ne Nujiyan’ı ne de Nazê’yi unutmayacaklar. Çünkü onlar Êzidî kadınları için mücadelenin, direnişin vazgeçilmez değeri ve ruhlarıdır. Êzidxan kadınları her yerde Nujiyan ve Nazê gibi direnişin içinde yer almaya devam edecekler. Onlar direnişleriyle yaşamı yeniden örenler. Nujiyan ve Nazê Şengal’de hayatın ta kendisi.