Şengal’de fermanın ardından Êzidî kadınların üç yılı (2)

‘Katliamı da ihaneti de unutmayacağız’

ŞENGAL – Katliamın ardından binlerce Êzidî göç yollarına düşerken, kalanlar ise özsavunma güçlerine katıldı. Kadın savaşçılar DAİŞ’in Şengal’de yenildiğinin altını çizerken, Şengal’in özgürleştirilmesinin ardından kente geri dönen kadınlar ise, katliamı da ihaneti de unutmayacaklarını belirtiyor.

Şengal Katliamı ardından binlerce Êzidî, Avrupa, Türkiye, Kuzey Kürdistan ve Güney Kürdistan başta olmak üzere farklı ülkelere göç etti. Gittikleri yerlerde zor koşullar altında yaşayan Êzidîlerin yaşam savaşı bitmezken, DAİŞ saldırısının ardından HGP, YJA-STAR ve sonrasında Êzidîlerden oluşan YJŞ ve YBŞ güçleri Şengal’i çetelerden temizledi. Birçok Êzidî halk bedellerle özgürleştirilen Şengal’e geri dönerken, yüzlerce Êzidî kadın ve çocuk ta yapılan ortak çalışmayla çetelerin elinden kurtarıldı.

‘Şengal’e dönmek hayal gibiydi’

Katliamın ardından özgürleştirilen Şengal’e dönen kadınlardan biri de Nadiya Heso. Katliamın ardından Güney Kürdistan’da yaşamaya başladığını söyleyen Nadiya, “Ferman başımıza geldiğinde Şengal’den çıkmak zorunda kaldık. Güney’de bir kampta yaşıyorduk ve koşullar çok zordu. Şimdi Şengal artık özgür ve biz topraklarımıza geri döndük. Buralar bizim kutsal topraklarımız. 3 yıl boyunca topraklarımızdan uzak yaşadık. Katliamın ardından Şengal’e dönmek bana hayal gibi geliyordu ama şimdi Şengal’deyim ve çok mutluyum. Tüm Êzidîlere de topraklarına geri dönme çağrısı yapıyorum” diye belirtti.

‘Özsavunmamızı alabilseydik…’

Geçtiğimiz günlerde Şengal’e dönen Aliya Îdo, yaşadığı mutluluğu şu sözlerle dile getirdi: “DAİŞ saldırdığında birçok Êzidî’yi katletti, kadınları ve çocukları esir alarak köle pazarlarında sattı. Bizler çok acı çektik ve bu katliam tüm dünyanın gözleri önünde yaşandı. PKK’liler yardımımıza yetişmeseydi hepimizi katledeceklerdi. Yaşadığımız travma çok büyük. Özsavunmamızı alabilseydik kendimizi savunabilirdik. Yaşadığımız bu son fermanla özsavunmanın ne kadar gerekli olduğunu gördük. Şimdi birçok Êzidî kadın savunma birliklerinde yer alıyor. Şimdi özgürleştirilen Şengal’deyim. Êzidîxan kadim ve kutsal topraklardır. Kutsal topraklara döndüğüm için çok mutluyum.”

‘Katliamı da ihanet edenleri de unutmayacağız’

Katliamın ardından Kuzey Kürdistan’a göç eden ve yaşamın zor koşullarıyla mücadele eden Gulê Mihemed, 3 yıl aradan sonra Şengal’e döndü. Göçün ardından çok zor koşullarda yaşadıklarını kaydeden Gulê, “Katliamın ardından kendimizi savunamadığımız için göç etmek zorunda kaldık. Ağustos sıcağında günlerce yol yürümek zorunda kaldık. Kimisi çetelerin eline geçmemek için kendisini kayalıklardan attı, çocuklar ve yaşlılar susuzluk ve açlıktan yaşamını yitirdi. Ölenler öldükleri yerlerde gömüldü. Bu katliamı asla unutmayacağız, bu acıyı asla unutmayacağız. Katliamı unutmayacağımız gibi bize ihanet edenleri de asla unutmayacağız. Kamplarda çok zor koşullarda yaşadık, kamp yönetimi suyumuzu kesiyorlardı; bizde burada rezil olacağımıza topraklarımıza dönelim çadırlarımızı kurup yaşayalım dedik. Çadırlarımız onların kampından daya iyidir” ifadelerinde bulundu.

YJA STAR’lı Beritan: En büyük silahımız moralimizdi

Çetelerin saldırısıyla birlikte Şengal’de mevzilerde yer alanlardan biri de YJA Star savaşçısı Beritan Êriş’ti. Çetelerin Şengal’e yönelik ağır silahlarla dört bir yandan saldırdığını kaydeden Beritan, “Ama bize karşı savaşamıyorlardı. Çetelerin ağır silahları vardı ve sayıları çok fazlaydı. Bu nedenle uzun süre savaşmak zorunda kaldık. DAİŞ çeteleri savaş taktiklerini bilmiyorlardı, sadece silahları iyiydi. Ancak biz onların bu donanımlı silahlarına rağmen moralimizi yüksek tutarak savaştı. Hiçbir zaman moralimizi bozmadık ve büyük bir irade gücüyle savaştık. En büyük silahımız moralimizdi ve başardık. Sonuç olarak DAİŞ Şengal’de yenildi” dedi.

‘Şengal’in güvenliğini artık YJŞ ve YBŞ sağlıyor’

Êzidî kadınların özsavunma gücü YJŞ savaşçısı Avêsta Roniya ise, çetelerin en büyük korkusunun kadın savaşçılar olduğunun altını çizdi. Şengal’e saldırılar başladığında DAİŞ’in kentin etrafını sardığını kaydeden Avêsta, şunları belirtti: “Bizim irademiz çok güçlüydü ve çeteler bize karşı koyamadı. Çeteler bir tünel kazmıştı; rahatlıkla kente girip çıkmak için. Güçlerimiz bu tüneli deşifre ettiler ve çeteler artık tüneli kullanamadılar. Tünel kontrolümüze geçti ve bu da çetelerin yenilmesinde büyük etki yarattı. Şengal şimdi özgür ve Êzidî halkı gönül rahatlığıyla kendi topraklarına dönebilir. Şengal’in güvenliğini artık YJŞ ve YBŞ sağlıyor.”

Yarın: Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu’ndan Nurcan Baysal ile Cemile Turhallı Balsak, platformun kuruluş amacını, yaptıkları çalışmaları ve önümüzdeki dönem hedeflerini anlattı.