Patriarka ile kapitalizmin evlilik cüzdanı: Evden ve esnek çalışma

Nalin Öztekin

İSTANBUL – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından ‘Evden çalışma, esnek çalışma’ söylemiyle gündeme getirilen yasa tasarısı ile evlerin fabrikalara ve çokuluslu şirketlere bağlanacağına işaret eden gazeteci yazar Necla Akgökçe, “Bizleri organize sanayi bölgelerinde de ev içlerinde de daha dizginsiz sömürecek olan bir sermaye grubu ile karşı karşıyayız” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, geçtiğimiz aylarda “İstihdamın Arttırılması” başlığı ile “Evden, uzaktan, esnek çalışma” yasa tasarısını gündeme getirdi. Söz konusu tasarının düzenlemelerinin ise Eylül-Ekim aylarında yapılacağı belirtilirken, tasarının Meclisten geçmesi halinde kadınların toplumsallaşmasının engelleneceği, yine kadınların evden ve esnek koşullarda ucuz iş gücü olarak konumlandırılabileceği ifade ediliyor. Gazeteci-yazar Necla Akgökçe, AKP’nin ekonomi stratejisinin temel eksenlerinden birinin kadın istihdamı olduğunu söyleyerek, hükümetin bu tasarıya olan bakış açısını “’Kadınlara çocuk yaptıralım, ev ve bakım işleri fıtraten zaten onların görevi, bunları yerine getirirken geri kalan zamanda çalışsınlar’ anlayışı ile uzaktan çalışmayı sermaye lehine yeniden düzenliyorlar” sözleriyle dile getirdi.

‘Yasalar dinginsiz sömürünün zemini’

Evden çalışmanın kadınların toplum içerisindeki görünürlüğünü olumsuz yönde etkilediğini belirten Necla, bu durumun kadınların birbiriyle iletişim kurmasının önünde de bir engel teşkil ettiğini kaydetti. Kadınların emek piyasasının asli unsuru sayılmadığını ifade eden Necla, ev eksenli çalışmanın uzun süredir gündeme geldiğini ve sendikaların dahi konuya ilgisinin yetersiz olduğunun altını çizdi. Hükümetin iki yıldır bunun yasal zeminini hazırladığını vurgulayan Necla “Bu yasalar, sömürüyü hukukla garanti altına almak için yapılıyor. Hukukun varlığını ve sınıfsal yapısını iş yasalarına bakarak çok net anlayabilirsiniz. İş yasalarına feminist bir gözle baktığımızda ise bunların sınıfsal yapısının dışında cinsiyetçi yapısını da görürsünüz“ diye konuştu.

‘Kadın işgücü kölelik bürolarına terk edildi’

Kadınlar için esnek çalışma biçimlerinin çeşitli torba yasalarla, özellikle 2015 ve 2016 yıllarında büyük ölçüde hazırlandığını hatırlatan Necla, “Özel İstihdam Büroları yasası ve yönetmeliği ile de bunun kimler aracılığıyla uygulamaya sokulacağı belirlendi. Kadın işgücünün önemli bir bölümünün çalışma koşulları ve geleceği tümüyle sendikaların kölelik büroları dediği özel istihdam bürolarına terk edildi. Devlet, kadınları hem çocuk baksın hem de ev işleri yapsın diye evden haftalık 45 saatlik bir çalışmaya yönlendirirken, evi de kapitalist sömürü alanına bütünüyle açıyor” ifadelerini kullandı.

‘Ustabaşılar eve girecek’

Yaşanacak durumu somutlaştırmak için taslaktan bir örnek veren Necla, Madde 21’in ikinci şıkkında yazılanları şöyle aktarıyor: “İşçinin iş görme ediminin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak yerine getirildiğinin takip edilmesi amacıyla, işveren veya işveren tarafından belirlenen görevliler tarafından periyodik olarak uzaktan çalışma alınana girilebilir, incelemeler yapılabilir- Yani bir anlamda ustabaşılar, ev eksenli çalışan kadının ayağına geliyor. Ev fabrikaya dahil edilerek, bu zincir çokuluslu şirketlere bağlanıyor.”

‘İşverenin denetleme hakkı tacize varabilir’

İşverenin hakları arasında tanımlanan denetleme durumunun saati ve koşulu olmadığını ifade eden Necla bunun taciz olarak nitelendirilmesi halinde sözleşmenin “genel şartlarına” aykırı davranmaktan dolayı kişinin işten çıkarılabileceğine dikkat çekti. Hazırlanan tasarının 12 saatlik fabrika mesaisinden daha zor koşullar ile tanımlanmış olduğunu kaydeden Necla, “Evden çalışanlar için durum daha da kötü. Çünkü evdeki ‘diğer patron’ da iş istiyor; çamaşır, bulaşık, çocuk bakımı, temizlik, yemek. Bu çalışma biçimi ve taslak patriarka ile kapitalizmin evlilik cüzdanı” diye belirtti.

‘OHAL’in getirdiği istihdam azalışları da var’

Kadınların işgücüne katılımının verilen rakamlar ile uyuşmadığını söyleyen Necla, “DİSK’in işsizlikle ilgili yayınladığı istatistiklere baktığımızda, tarım dışı kadın işsizliğinin Nisan 2017’de, bir önceki yılın aynı dönemine göre 3 puanlık artışla yüzde 17,4’e yükseldiğini görüyoruz. Genç kadın işsizliği genç erkek işsizliğine göre hep daha önde. OHAL’in getirdiği istihdam azalışları da var. DİSK’in aynı araştırmasında istihdamın kamuda önceki yıla göre 35 bin kadar azaldığını gösteriyor. Araştırmada yok ama KHK ile işlerinden uzaklaştırılan öğretmen, hemşire, büro elemanlarının çoğunun kadın olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

‘Paramiliter güçlerle yapılan işbirliği tesadüf değildir’

Kadın emeğinin, kadına yönelik şiddet kadar önemli olduğunu savunan Necla, “Erdoğan’ın Isparta’da Coca Cola fabrikası açması, mizah konusu yapıldı, ama bunun ötesinde gerçekler var. Coca Cola dünya ölçüsünde, Kolombiya ve Guatemala’daki sendikacı ölümlerinden sorumlu, paramiliter güçlerle işbirliği halinde olan çokuluslu tekellerin en acımasızı. OHAL döneminde, işçilerin işçi ve memur kadınların terörist damgası yiyerek KHK ile tazminatsız, kapı dışarıya konulduğu bir dönemde, bu güçlerle uyum içinde olan uluslararası sermaye grubu ile yapılan işbirliği tesadüf değildir” diye belirtti.

“Bizleri organize sanayi bölgelerinde de ev içlerinde de daha dizginsiz sömürecek olan bir sermaye grubu ile karşı karşıyayız ” diyen Necla daha fazla dayanışmanın gerekliliğine ve kadınların bu konuda iş birliği yapması çağrısında bulundu.