Operasyonlar nedeniyle mevsimlik ve güvencesiz işçiliğe mecbur bırakılıyorlar

Şehriban Aslan

DİYARBAKIR- Hazro’ya bağlı Yazgı (Barqûş) köyünde yaşayan ve 17 senedir mevsimlik işçi olarak çalışan Ayşe Kaplan, Kürt halkı olarak ekonomik alanda sürekli olarak engellendiklerini kaydederek, “Kürt halkı olarak köylerde onca alternatifimizin olmasına rağmen batı şehirlerine gidip çalışıyoruz. Devlet kendi topraklarımızda ekonomimizi sağlamamızı istemiyor ve bizleri kendisine mecbur etmeye çalışıyor” dedi.

Diyarbakır’ın Hazro ilçesine bağlı Yazgı (Barqûş) köyünde yaşayan kadınların temel ekonomi kaynağını mevsimlik işçilik oluşturuyor. Geçimlerini şehir dışlarına gidip dönem dönem çalışarak sağlayan kadınların herhangi bir güvencesi ise bulunmuyor. Üstelik bu güvencesiz çalışmaya düzensiz çalışma saatleri ve düşük ücret de ekleniyor. 17 yıldır tüm aile bireyleriyle birlikte mevsimlik işçi olarak çalışan Ayşe Kaptan’ı en çok zorlayan ise devletin operasyonları sonucu kendi topraklarını ekemedikleri için uzak yerlerde ve başka topraklarda çalışıyor olmak. .

‘Operasyonlar yüzünden kendi işimizi yapamıyoruz’

17 yıldır çalışmak için Ankara’nın Polatlı ilçesine gittikleri aktaran Ayşe, tüm köy halkının mevsimlik tarım işçiliği yaptığını söylüyor. Kürt halkı olarak ekonomik alanda sürekli olarak engellendiklerinin altını çizen Ayşe, “Kürt halkı olarak köylerde onca alternatifimizin olmasına rağmen batı şehirlerine gidip çalışıyoruz. Devlet kendi topraklarımızda ekonomimizi sağlamamızı istemiyor ve bizleri kendisine mecbur etmeye çalışıyor. O yüzde her sene ‘operasyon’ adı altında tarlalarımız ateşe veriliyor. Bizde burada yaşamımızı sürdüremediğimiz için mevsimlik işçiliğe mahkum ediliyoruz” diyor.

Birçok iş beraber yapılıyor

Ayşe mevsimlik işçiliğe giderken yaptıkları hazırlıkları şöyle anlatıyor: “Gitmeden önce çadırların üzerine atmak için evde bir araya getirdiğimiz bezleri dikiyoruz. Uzun uzadıya diktiğimiz bezleri kendimizle götürüyoruz. Tabi yaptığımız iş bununla sınırlı kalmıyor. Hem yemek yapıyoruz, hem soğan topluyoruz hem de torbalara doldurup taşıyoruz. Soğan toplamak da kolay değil. Önce yerin dibinden çıkarıyoruz ardından kesim yapıp 3 bölüme arıyoruz. Çok büyük bir maddi gelir olmasa da bize verilen ile kışı geçirmeye çalışıyoruz.”

Ayşe son olarak 15 gün sonra Ankara’ya gideceklerini söyleyerek, Kürdistan’da alternatif alanların oluşması halinde başka illerde çalışmayacaklarını belirtiyor.

Mevsimlik tarım işçiliğinin bir diğer riskini ise yollarda yaşanan kazalar oluşturuyor. Kapasitesinden fazla sayıda insanın aynı kamyonetlerde yolculuk yapması sonucu kazalarda can kaybında da artış oluyor. 2015 yılında sadece tarım iş kolunda meydana gelen kazalarda yaşamını yitirenlerin sayısı 190’dan fazla. Son bir yılda mevsimlik işçi taşıyan araçların yaşadığı kazaların bazıları şu şekilde:

* Hendek’te fındık işçilerini taşıyan traktörün devrildi, en az 7 mevsimlik işçi yaşamını yitirirken 20’si ise yaralandı.

* Urfa’da fıstık işçilerini taşıyan traktörün kaza yapması sonucu 15 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi, 25 kişi ağır yaralandı.

* Bursa’nın Karacabey ilçesinde tarım işçilerini taşıyan otobüs tarlaya yuvarlandı. Kazada yaralanan 25 tarım işçisi hastaneye kaldırıldı.

* Urfa’dan Maraş’a çalışmak için giden mevsimlik tarım işçilerini taşıyan servis aracının devrilmesi sonucu 17 kişi yaralandı.