Kültürel soykırımdan, kültürel yağmaya…

Rojda Oğuz

İSTANBUL – Kürt kültürü başta olmak üzere asimilasyon politikalarıyla yok edilmek istenilen pek çok kültürün yaşatıcısı olan Mezopotamya Kültür Merkezi’nin KHK ile kapatılması kültürel soykırımı da hızlandırdı. Bu soykırım politikalarını değerlendiren sanatçı Hivda Gökel, “MKM’nin kapatılması kültürel soykırımın önünü açtı, ama önünü açıp açmaması bizim vereceğimiz emek ve çabaya bağlı olacaktır” dedi.

Kürt Kültürünün yaşatılmasında önemli bir rolü olan, Kürtçe adıyla “Navendên Çanda Mezopotamya” (NÇM), Türkçe adıyla “Mezopotamya Kültür Merkezi” (MKM) çalışmalarına 1991’de İstanbul’da başlamıştı. Açılışını Musa Anter, İsmail Beşikçi ve Feqî Hüseyin Sağnıç gibi isimlerle yapan kurum bugün aralarında Diyarbakır, Adana, Mersin, İzmir, Mardin ve Bursa’nın da bulunduğu 14 ilde faaliyet yürütüyordu. MKM, özelinde Kürt kültürüne yönelik asimilasyon politikalara karşı mücadele ederken Ortadoğu halklarının kültürel değerlerini koruyarak çok sayıda dille üretim yapıyordu. Zaman içerisinde Kürtçe müzik ve film yaptıkları gerekçesiyle birçok üyesi gözaltına alındı ya da işkenceye maruz bırakıldı. Tüm baskılara karşı ayakta kalmaya çalışan MKM, Kürtçe sanat yapmanın yasak olduğu dönemlerin kültürel öncüsü haline geldi.

Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminin ardından ilan edilen KHK’larla kapatılan derneklerin içinde MKM de yer aldı. Yıllarca tutuklama, gözaltı ve baskıların yıldıramadığı MKM’nin bürolarına mühür vuruldu. Kültürel soykırıma yasal kılıflar uydurulmaya çalışıldı ve kültürel soykırım Kürt müziklerinin Türkçeleştirilmesiyle kültürel yağmaya dönüştü. Sanatçı Hivda Gökel, MKM’nin kapatılmasının Kürt kültürünün aktarılmasına ve geliştirilmesine yönelik olumsuz etkilerini değerlendirdi.

‘Kültürünü bilmeyen kuşaklar yetişti’

Hivda, 20.yüzyılın son çeyreğinin yağma, talan ve katliamlarla geçtiğini, şimdi ise kültürel soykırım ile devam ettiğini söyledi. Son zamanlarda sosyal medya da gündeme gelen Kürtçe eserlerin Türkçeleştirilmesinin bu politikanın bir devamı olduğunu kaydeden Hivda, “Bunu bir devlet kurumu olarak TRT üstlendi. Kürdistan bölgesinde derlenen şarkıları, deyimleri, atasözlerini Türkçeleştirerek bir halkın kültürünü yok etmek istediler. O dönem için bu politikalar sonuç verdi. Ne yazık ki bu politikalar sonucu kültürünü, dilini bilmeyen bir kuşak yetişti” diye belirtti.

Kültürel soykırıma karşı; Şahiya Stranan projesi

MKM’nin kapatılmadan önce kültürel soykırıma karşı yürüttüğü çalışmalardan söz eden Hivda, “Gelinen aşamada bu politikalara karşı verilen mücadele, emek ve bedellerle bir aydınlanma başladı. Tüm bu karanlık ve insanlık dışı politikalar da teşhir edilerek gerekli cevaplar verildi. 2000’lerin başında biz MKM olarak bu politikalara cevap olarak Şahiya Stranan projesine başlamıştık ve o proje 3 albüm şeklinde topluma ulaştı” diye anlattı.

‘Çalmaya karşı teşhir desteklenmelidir’

Şahiya Stranan albümünde yer alan şarkıların tamamının Kürtçeden Türkçeye çevrilen şarkılardan oluştuğunu kaydeden Hivda, teknoloji çağı olan 2017 yılında “çalma” politikalarının Kürt müziği sevenleri tarafından teşhir edildiğini belirtti. Son günlerde “Serhat Eyalet Lordu” olarak bilinen Twitter kullanıcısının teşhir paylaşımlarına da değinen Hivda, “Sosyal medyada Serhat Eyalet Lordu adında bir kullanıcı son derece özenli ve de dikkatli bir şekilde Kürtçeden Türkçe’ye çevrilmiş şarkıları teşhir ederek önemli bir gündem oluşturdu. Bu çaba desteklenerek yaygınlaştırılmalıdır” sözlerini kullandı.

‘MKM’nin kapatılması haklara dönüktür’

MKM’nin Kürt kültürünün yanı sıra Ortadoğu halklarının dillerini yansıtan çok sayıda esere de imza attığını dile getiren Hivda, “Kültürel soykırıma karşı halkların kültürlerini yansıtan ve unutulmaması için çaba sarf eden bir kurumun kapatılması ayrıca kültürleri yansıtılan halklara dönüktür. Kürtçe’nin kabul edilmediği dönemde Kürtçe şarkıların Türkçeye çevrilip kendilerinin olarak gösterilmesi sadece iki yüzlülük değil ayrıca bir politikadır. MKM’nin kapatılması kültürel soykırımın önünü açtı, ama bir bakıma da önünü açıp açmaması bizim vereceğimiz emek ve çabaya bağlı olacaktır” dedi.