‘Kölelik değil özgürlük istiyorsak tecridi kıralım, Öcalan’ı özgürleştirelim’

Filiz Zeyrek

ADANA- TJA ve HDP Kadın Meclisi tarafından “Tecrit Kaybedecek, Özgürlük Kazanacak” şiarı ile başlatılan kampanyayı değerlendiren Meral Danış Beştaş, “Biz kadınlar artık bu ülkede evlatlarımızın kanının dökülmesini istemiyorsak; savaş değil barış, kölelik değil özgürlük istiyorsak tecridi kırıp barışın mimarını özgürleştirebiliriz” dedi.

Tevgerê Jinên Azad (TJA) ve HDP Kadın Meclisi tarafından “Tecrit Kaybedecek, Özgürlük Kazanacak” şiarıyla 19 Ağustos’ta İstanbul’da startı verilen kampanya yayılarak devam ediyor. PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit koşullarını kendilerine ve Kürt halkına uygulanan bir tecrit gibi ele alan kadınlar bu temelde çalışmalarını hızlandırıyorlar. Avukatları ve ailesi tarafından 600’den fazla görüş başvurunsun Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından reddedilmesinden dolayı sağlık durumunu hakkında dahi bilgi alınamayan Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecrit ve kampanyayı HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş değerlendirdi.

‘Dünya tarihinde böyle bir tecrit yok’

Tecridi uygulayanların bir gün mutlaka yargılanmaktan kurtulamayacağını ifade eden Meral, İmralı’da uygulanan ‘özel rejimin’ ne Türkiye nede uluslar arası hukuk sisteminde yeri olamadığını söyledi. Nisan 2015 yılından itibaren PKK Lideri Abdullah Öcalan hakkında sağlık bir bilgi alınamadığını hatırlatan Meral,”Milyonların ‘irademdir’ dediği bir lideri tecrit altında tutamazsınız. Biz HDP olarak bu tecridi asla kabul etmeyeceğiz. Eğer Türkiye hala ‘ben demokratik bir devletim’ diyorsa, hiç kimseye böyle bir tecrit uygulayamaz. Dünya tarihinde, dünya cezaevi uygulamalarında bile böyle uzun süreli haber alınamayan bir tutsak yoktur” dedi.

Tecride karşı başlatılan kampanya ile kadınların tecridi kırmayı hedeflediğini söyleyen Meral, “Kadınlar bu tecridi kıracaktır ve iradeleri olan Sayın Öcalan’ı özgürleştireceklerdir. Biz artık bu ülkede ölümlerin yaşanmasını istemiyoruz. Çünkü bir bu ülkede savaşı değil barışı inşa etmek istiyoruz, biz bu ülkede Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısı, sabrı, dirayeti, direnci ve muhataplığı ile barışın geleceğine inanıyoruz” diye konuştu.

‘Savaş halklara kazanım sağlamayacak’

Çözüm süreci boyunca büyük oranda can kayıplarının azaldığını hatırlatan Meral, “Bu ülkeye 3 yıl boyunca ölümlerin büyük bir oranda azaldığı ve halkta büyük bir moral yaşadığı bir dönemi Sayın Öcalan sağlamıştır” diye ifade etti.

İktidarların kendi iktidarlarını kaybetme korkusu ile savaş kararı aldıklarını söyleyen Meral, ” Bu savaş ortamı ne Kürt nede Türk haklarına asla kazanım sağlamayacaktır. Ve biliyoruz ki eninde sonunda çözüm süreci masada olacaktır. Biz daha çok can kayıpları yaşanmasın diye bu sürecin bir an önce yaşanmasını istiyoruz. Şunu herkes biliyor ki bu ortamın son bulması ve yerini barışa bırakmasını sağlayacak olan da Abdullah Öcalan olacaktır” diye aktardı.

‘İmralı’da tecrit edilen bu halkın gelecek umududur’

Çözüm süreci boyunca AKP’nin vekillerinin ve bakanlarının Abdullah Öcalan’dan övgüyle bahsettiklerini hatırlatan Meral, son olarak şunları söyledi: “Biz Türkiye’deki tüm kadınlara, sadece Kürt anneleri ve kadınlara değil bu ülkede yaşayan Türk annelerine, polis ve asker annelerine de sesleniyoruz. Bu savaşı durdurmak biz kadınların elinde. Biz kadınlar artık bu ülkede evlatlarımızın kanının dökülmesini istemiyorsak ; savaş değil barış, kölelik değil özgürlük, eşitlik istiyorsak tecridi kırıp barışın mimarını özgürleştirebiliriz. İmralı’da tecrit edilen sadece Sayın Abdullah Öcalan değildir; bu halkın gelecek umududur, kardeşçe yaşama umudundur. Biz kadınlar savaştan en çok zarar görenleriz, biz savaşın en çirkin yüzünü gören, yaşayanlarız. Bu nedenle tecride karşı sesimizi daha gür çıkarmalıyız.”