Kayıp Yakınları Hamide ve Ramazan Şarlı’nın akıbetini sordu

DİYARBAKIR – ‘Kayıplar bulunsun failler yargılansın’ eylemi 445’nci haftasında devam etti. Eylemde kayıp yakınları 24 Aralık 1993’te Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Ulusoy köyünde gözaltına alınan ve bir daha akıbetleri hakkında hiçbir bilgi alınamayan Ramazan Şarlı ve Hamide Şarlı’nın akıbetini soruldu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve Kayıp Yakınları tarafından “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” sloganıyla her hafta düzenlenen eyleminin 445’ncisi gerçekleştirildi. İHD Diyarbakır Şubesi Konferans Salonu’nda düzenlenen eylemde “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” yazılı pankart ile kayıpların fotoğrafları taşındı.

‘Eylemimiz 1 yıldır yasaklanıyor’

İHD Şube Başkanı Raci Bilici, Türkiye ve Kürdistan’da gelişen siyasi süreci, savaş politikalarını değerlendirerek, savaşın kimseye bir şey kazandırmayacağının bir kez daha altını çizdi. Raci, eylemlerinin dışarıda yapılmasının engellenmesini ele alarak, “Gerçeklerin üstünü örtemezsiniz, eninde sonunda açığa çıkacaktır. OHAL gerekçesiyle Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde her hafta düzenlediğimiz eylem yasaklandı ve 1 yıldır kapalı alanda eylemimizi yapıyoruz. Bu hukuksuzluğa derhal son verilmeli. Daha önce insan hakları anıtı önünde yapmamıza izin verilmeli” dedi.

Kayıpların akıbeti soruldu

Raci’nin konuşmasının ardından İHD Kayıp Komisyonu üyesi Hasan Yalçın, 24 Aralık 1993’te Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı Ulusoy köyünde gözaltına alınan ve bir daha kendilerinden haber alınamayan Ramazan ve Hamide Şarlı kardeşlerin hikayesini okudu. Okunan hikayede; “Ulusoy köyünde çıkan bir çatışma sonrasında yüzleri kapalı özel harekat timleri tarafından operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında Şarlı ailesine baskın yapılarak Hamide Şarlı, gözaltına alınmak istedi. Kardeşi Ramazan’da ablasının tek başına götürülmesine karşı çıkarak kendisinin de gözaltına alınmasını istedi. Köylülerin gözü önünde panzerlere bindirilerek gözaltına alınan Şarlı kardeşlerin ailesi bölgede bulunan bütün karakollara başvurdu. Ancak kendilerinden hiçbir şekilde haber alınamadı” ifadeleri yer aldı.

Aile kayıplardan haber alamaması üzerine 1993’te Tatvan Cumhuriyet Savcılığı’na Ulusoy Karakolunda bulunan görevliler hakkında suç duyurusunda bulundu. Tüm köyün gözü önünde gözaltına alınan Şarlı kardeşlerin soruşturmasını, 2 yılda tamamlayan savcılık ‘şahitler yok’ gerekçesiyle kovuşturmaya gerek olmadığına karar verdi. Devlet gözaltına aldığı kardeşleri daha sonra PKK tarafından kaçırılmış olabileceği iddiası üzerinde 1994’te dosya hakkında görevsizlik kararı verdiği belirtildi.