Hilvan’da kadının siyasete attığı ilk adım: Saadet Yavuz

Dilhan Yılmaz

DİYARBAKIR- 1980 Darbesi öncesi Hilvan’ın ilk kadın parti meclis üyesi olan Saadet Yavuz, faşizmin yükselişe geçtiği dönemlerde mücadelesi ve inancıyla ayakta kalıyor.

Kadınların her alanda olduğu gibi siyasi alanda da kendilerini var etmeleri, erkek egemen siyasi zihniyetin duvarlarını yıkmaları kolay olmadı. Hem kadın olmanın hem de kadın siyasetçi olmanın zorluklarını çeken kadınlar hala siyasi arenada eşit temsiliyeti tam olarak sağlamış değil. Bir de Türkiye siyasi tarihinin anti demokratik darbeler tarihi işin içine eklenince kadınlar için siyasi bir kimlik kazanmak daha da zorlaşıyor. Tüm olumsuzluklara rağmen kadınlar siyasete kendi iradeleriyle var olmaktan vazgeçmiyor.

Bu kadınlardan biride 12 Eylül 1980 darbesinin hem tanığı, hem mağduru hem de o dönem meclis üyeliği yapan 3 kadından biri.

Urfa’nın Hilvan ilçesinde doğan Saadet zorluklarla dolu yaşamının ilk eşiğini anlatmaya başlıyor. Saadet, henüz 17 yaşındayken ailesi tarafından evlendiriliyor. Kendisine isteyip istemediği yönünde herhangi bir şey sorulmayan Saadet, şayet kendisine sorulmuş olsaydı cevabının hayır olacağını belirtiyor. Zorla evlendirilmesiyle ilgili konuşan Saadet, “Görücü usulü ile evlendim kimse sormadı istiyor musun, istemiyor musun? Sorsalardı istemiyorum derdim. Evlendiğim kişi komşumdu. Teyzemin evinde dikiş nakış kursu vardı. Beni dikiş nakış kursunda görüp beğendiklerini öğrendiğimde ‘keşke kursa hiç gitmeseydim’ dedim” diyor.

İlk defa 3 kadın meclis üyesi seçiliyor

O yıllarda bir yandan toplum ile mücadele eden bir yandan da devlete kaşı kendi Kürt kimliğinin mücadelesini veren Saadet, toplumsal yaşamın getirdiği sorumlukların yerine siyaset alanında aktif bir mücadele yürütüyor. O dönemde Hilvan’da kadın meclis üyesi olan Saadet, böylelikle 3 kadın ile birlikte belediyede meclis üyeliği yaparak bölgede bir ilke imza atıyor. 26-27 yaşlarında başladığı meclis üyeliği görevini üstlenme sürecini anlatan Saadet, “O dönem kadın meclis üyelerine ihtiyaç vardı. Biz 3 kadın kabul ettik. Ben, Dure Yavuzkaya ve Emine Hacıyusufoğlu. O dönem aktif çalışıyorduk, toplantılara katılıyorduk. Bizden başka kadın da yok yoktu partide” diye anlatıyor.

‘Biz yine de vazgeçmedik’

Saadet, hem çocuklarına baktığını hem de meclis üyeliği görevini yerine getirdiğini belirtiyor. Çevrenin meclis üyeliğini yapmalarına iyi bakmadığını söyleyen Saadet, “Hilvan gibi bir yerde çok zor ve zahmetliydi. Ama biz yine de vazgeçmedik. İlk defa üç kadın meclis üyeliği görevi yürütüyor. Dolayısıyla çevre tuhaf karşılıyordu” diyor. “Mücadele mücadeledir. Erkek, kadın fark etmez yeter ki istesin” diyen Saadet, kadının isteyip de yapamayacağı hiçbir şeyin olmadığını dile getiriyor.

Darbeyle birlikte görevi bırakır

Saadet’in 12 Eylül 1980 darbesiyle birlikte başta eşi Emin Yavuz olmak üzere birçok arkadaşı gözaltına alınıyor. Cunta belediyeye el koyuyor. Böylece Saadet ve 2 kadın, meclis üyeliği görevini bırakmak zorunda kalıyor. Yedi sekiz ay süre boyunca görevini gerçekleştiren Saadet artık belediyeye gidemiyor.

Ardından kendisi de gözaltına alınan Saadet, ardından kendisini yeni bir mücadele alanı içinde bulur. Bir yandan devletin baskısı bir yandan da çevrenin baskısı altında kalan Saadet, o yılları şöyle anlatıyor: “5 çocukla her hafta görüşe gidiyorduk. Çevremiz bize düşman bir yandan da devlet baskı kuruyordu. Arkamızda duracak kimse yoktu. O dönemde çok zorluk çektik ama hiçbir zaman inancımızı kaybetmedik. Çocuklarımı parasızlıktan okutamadım. O dönemlerde ne düşmanlar ne de devlet rahat yüzü vermedi. Çocuklarımla birlikte sürgün hayatı yaşadık.”

Başa sarıp tekrar tekrar yaşıyor

Cezaevindeyken açlık grevine giren eşi Emin Yavuz 1988’de mide kanaması geçirerek yaşamını yitiriyor. Eşi yaşamını yitirdikten bir yıl sonra çocuklarına bakabilmek için Adana Ceyhan’a giden Saadet, bir yıl orda kaldıktan sonra çocukları için iyi bir ortamın olmadığına karar veriyor ve tekrar Hilvan’a dönüyor.

Bütün bunları anlatırken sanki geriye gidip o anları tekrar yaşayan Saadet, zorluklara mücadeleyle göğüs geren geçmişini sevgiyle kucaklıyor.