Dilinde ‘barış türküsü’ yanında iki kızıyla mücadele ediyor

Medine Mamedoğlu

MARDİN – İki kızıyla birlikte yıllardır barış mücadelesi veren Vahibe Öncü, ‘barışı’ bulmadan durmayacağını söyleyerek tüm kadınların acılarını dindirmek için bu yola çıktığını dile getiriyor.

Kürdistan’da her mikrofon uzattığımız her insanın en çok kullandığı cümle: ” Hiçbir şey istemiyoruz yeter ki barış gelsin.” Tüm kayıplarına ve yıkımlarına rağmen beyaz tülbentlerine işledikleri barış özlemi ile her an alanda olan ve mücadele eden kesim de Barış Anneleri oluyor. Kendi yüreklerinin acısını unutup başka kadınların yürekleri yanmasın diye çıktıkları yolda ise her türlü baskı ve tehdide maruz kalıyorlar. Vahibe Öncü ve kızları Firiyat Doğan ile Xewlet Öncü de zulmün olduğu her yere gidip barışı arıyor. İki kızıyla baş koydukları yolda kendi hikâyesini anlatan Vahibe, ” Barışı bulmadan durmayacağız” diyor.

‘Üçümüz de barış için buradayız’

10 yıl önce Kürdistan’da yaşanılan zulümlere sessiz kalmayarak Barış Anneleri Meclisine giren Vahibe, iki kızıyla birlikte yıllardır bu yolda mücadele ediyor. Sonu ne olursa olsun hiç durmayacaklarını dile getiren Vahibe, ” Diğer devletlerin Kürtler’e yaptığı düşmanlığı gördüm. Baktım ki annelerin ciğeri yanıyor, ben de dedim ‘bir anne olarak ne yapabilirim?’ Ben de barış yolunda çalışabilirdim. Sonra buraya geldim. Elimden başka bir şey gelmedi. Annelerin daha fazla canı yanmasın diye barışa bir nebze destek vermek için ben de buraya geldim. Kızlarım da geldi, hepsi de burada, biz üçümüz de barış için buradayız” diyor.

Dünyaya güzellik gelsin diye yola çıktıklarını söyleyen Vahibe, ‘her barış’ dediklerinde zulmün de arttığını dile getiriyor. Vahibe’yi mücadele yolunda kendisini en çok etkileyen şey ise kızlarının da onunla omuz omuz mücadele ediyor olması.

‘Annelerin acılarını dindirmek için…’

Çatışmadan, savaşa kadar her şeyi gördüklerini ama yine de pes etmeyeceklerini söyleyen Vahibe, ” Defalarca çatışmaların yasakların yaşandığı yere gittik. Biber gazı yedik, tehditler aldık ama yine de vazgeçmedik. Sonuna kadar da vazgeçmeyeceğiz. Xarabe Bava’ya da gittik Nusaybin’e de… Yine olsa yine gideriz. Annelerin acılarını dindirmek için çıktık bu yolla ve sonuna kadar da gideceğiz” diye anlatıyor.

‘Zindanlarda ki gençler ciğerimi yakıyorlardı’

Annesiyle birlikte mücadeleyi göğüsleyen Xewlet Öncü ise neden barış için ısrar ettiğini şöyle anlatıyor: ” Kızıltepe’de Barış Anneleri Meclis’i var olduğundan beri buradayım. 10 yılla yakındır annelerin içindeyim. Ben annem ve kardeşim geliyoruz. Zindanlarda ki gençler ciğerimi yakıyorlardı. Onlar için barış arıyorum. İnsanlar bazen bize bakıp ‘siz ne yapabilirsiniz ki?’ diyorlar. Ailecek gelerek çocuklarımıza da örnek oluyoruz. Biz barışı güzelliği getirmek için çıktık bu yolla devamını da inşallah çocuklarımız getirecek. Biz Kürdistan’daki bütün kadınların barış için mücadele etmesini istiyoruz. Ne kadar çoğalırsak sesimizi o kadar fazla duyarlar. Çoğalarak milyonlar olarak yapabiliriz bunu.”

Anneler olarak tüm Kürtler gibi en büyük amaçlarının PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ki tecridi kaldırmak olduğunu söyleyen Xewlet, ” Büyük bir direnişle Önderliği de zindandan çıkarırız. Tüm zulüm görenleri de kurtardığımız ve barışı getirdiğimiz zaman özgür olacağız” diyor.