DİK Kadın Meclisi: Asıl sorun, kadın karşıtı eril din anlayışının inşa edilmesi

İSTANBUL – DİK Kadın Şurası ve Meclisi, yaptıkları yazılı açıklama ile son süreçte yaşananları değerlendirdi. Son dönemde artan ırkçı, türcü ve erkek egemen hak ihlallerine vurgu yapılan açıklamada, müftülüklere verilmesi planlanan nikah yetkisinin asıl sorunun bir parçası olduğu belirtilerek, “Din söylemli eril zihniyet, hemen her konuda kadınları hedef almakta ve kendilerini kadınların yaşamlarına ayar verme konumunda görmektedir. Sorun eril ve egemenci bir din anlayışının günümüzde kendisini toplumsal anlamda inşa sorunudur” ifadelerine yer verildi.

Demokratik İslam Kongresi Kadın Meclisi Şura ve meclis toplantısı sonucunda hazırladıkları açıklama ile Kürdistan ve Türkiye coğrafyasında yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Bu bölgelerde zulüm ve hakikat mücadelesinin yaşandığını belirten DİK, biat etmeyenin, sözünü söyleyenin, adalet ve hak arayıcılarının tutuklama, şiddetle bastırma, tecride alma, darp ve zorbalıkla bastırmaya maruz bırakıldığını belirtti.

Bu durumu bir hükümet politikası olarak değerlendiren kadınlar açıklamada, “Dönemin Firavunları, Muaviye ve Yezidleri’ne rağmen mücadele bayrağını ellerinden düşürmeyecek olan İbrahimler, Asiyeler, Fatımalar, Hüseyinler, ve Zeynepler var oldu” diye kaydetti.

‘Kadın karşıtı din algısı oluşturuluyor’

Kuran’ı bir duruş ve direnişi bir mücadele olarak esas aldıklarını söyleyen kadınlar, hazırladıkları açıklamada, “Gün geçmiyor ki kadınlar dini ve iktidarı istismar eden bu eril çevreler tarafından hedef alınmasın. Kuran’ı gerçekliklere aykırı, çarpık ve çelişkili fetvalarla had bildirme ve özgürlüklerini kısıtlama, aşağılama, küçük düşürme, sosyal hayattan tecrit edilerek eve kapatılması gibi amaçların bu dönemde hızını artırması, tarihte olduğu gibi bu iktidar döneminde de kadın karşıtı bir din algısı oluşmasına hizmet etmektedir” diye belirtti.

‘Kadın kimliğinin hiçleştirilmesi sindirtmedir’

Yaşam biçimi olarak kadına dayatılmaya çalışılan politikalar ile kadının yaşamın iyileşmediğine bilakis yaşamı çekilmez bir hale getirdiğine dikkat çekilen açıklamada, “Kadın kimliğinin hiçleştirilmeye çalışılmasıyla, eşit yaratılan bir insan değil de, eril zihniyetin gölgesinde kendine kontrollü bir yaşam lütfedilen bir varlık olarak kabullendirilmeye, sindirtilmeye çalışılıyor. Son günlerde tartışılmakta olan Müftülere nikah yetkisi verilmesi sorunu, asıl sorunun parçalarından sadece birisidir. Sorun eril ve egemenci bir din anlayışının günümüzde kendisini toplumsal anlamda inşa sorunudur” ifadeleri yer aldı.

‘Din söylemli eril zihniyet kadını hedef alıyor’

Son dönemde artan ırkçı, türcü ve erkek egemen hak ihlallerine vurgu yapılan açıklamada, “Dini kurum ve kuruluşlarda çocuk istismarı, cezaevlerindeki kötü muamele, tecrit, ırkçı pratikler, rant kavgalarıyla yapılan doğa tahribatları, gelir dağılımındaki adaletsizlikler ve her alandaki hak ihlalleri toplumumuzda büyük bir yozlaşma, değerler kaybı ve inanç çürümesine yol açmaktadır. Toplumsal alanlarda her yönden din söylemli eril zihniyet, hemen her konuda kadınları hedef almakta ve kendilerini kadınların yaşamlarına ayar verme konumunda görmektedir ” denildi.

‘Baskı, taciz, şiddet İslami açıdan kabul edilemez’

DİK Kadın Meclisi, özellikle OHAL ilanı ile artan hak ve özgürlüklerin yok edilmesini, yasal ve hukuki zeminlerde hak arama yollarının kapatılmasını ve kadınların baskı, taciz, şiddet ve yaşamıyla ilgili tehditlere maruz kalmasını İslami açıdan kabul edilemez olarak değerlendirdi. İnanan kadınların Kur’anla buluşması ve bu perspektifle yaşamını sürdürmesi ise “Dayatılan geleneksel, Emevici, Mezhepçi ve eril tüm yorumlama biçimlerine karşı en güçlü bir cevap ve direniş” olarak tanımlandı.

ETİKET: DİK, kadın meclisi, şura, İslam, müftülük, açıklama