Cinsel saldırı ruh sağlığını bozmaya ‘yeterli’ değilmiş!

Safiye Alagaş

DİYARBAKIR – Avukat Sedat Yurtdaş’ın “sistematik cinsel saldırı” suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıyla yargılandığı davadan delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etmişti. Davanın gerekçeli kararında mahkeme, mağdurun ruh sağlığının bozulmasının tek başına cinsel saldırı ya da istismar suçunun işlendiğine dair delil olamayacağını savundu.

Yanında çalışan stajyer kadın avukatı cinsel saldırıya maruz bıraktığı için Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan avukat Sedat Yurtdaş’ın davası geçtiğimiz günlerde karara bağlanarak, delil yetersizliği gerekçe gösterilerek beraat kararı verildi. Gerekçeli kararını açıklayan mahkeme Yargıtay içtihatlarında “Ceza Muhakemesi Hukukunun temel prensiplerinden birisi olan şüpheden sanık yararlanır” ilkesine değinerek, masumluk karinesi ile sıkı bağı olan bu ilkeye göre her hukuk devletinin ceza muhakemesi sonrası fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması durumunda berat kararı verildiğinin altını çiziyor.

Mahkeme, mağdurun sanığın yanında staj yaptığı dönemde cinsel saldırıya uğradığını iddia ettiğini ancak suç tarihinden hemen sonra şikayette bulunmadığını olaydan 3 ay sonra şikayetçi olduğunun altını çiziyor. Mahkeme, mağdurun çelişkili beyanlarda bulunduğunu iddia ederek, cinsel saldırı olayına ilişkin tanık olmadığına dikkat çekiyor. Stajyer avukatın beyanı ise mahkeme tarafından esas alınmıyor.

Yargıtay’ın kararın mağdur tarafınca kanun yararına bozulmasına talebin reddine dair verdiği kararda, “Mağdur tarafınca sunulan raporun bilirkişi raporu olmadığı, uzman görüşü niteliğinde olduğunu ve mağdurun ruh sağlığının bozulmasının tek başına cinsel saldırı ya da istismar suçunun işlendiğine delil olamayacağının açıkça belirtildiği” şeklindeki ibarelerine yer verildi. Gerekçeli kararda sanığın bu nedenle üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediğine dair sabit olmadığından beraatine karar verdi.

Ne olmuştu?

Stajyer avukat A.K., Ağustos 2013’te yanında staj yaptığı Sedat Yurtdaş’ın cinsel saldırısına maruz kaldığı için 23 Aralık2013’te Baro’ya, 30 Aralık 2013’te savcılığa şikayette bulundu. Sedat ise, iftira suçlamasıyla A.K. hakkında şikayette bulunmuştu.

Savcılık, Sedat ve avukatlık bürosunda sekreterlik yapan kişinin ifadesine başvurduktan sonra her iki suçlama hakkında da takipsizlik kararı vermişti. Kararda “cinsel saldırı eylemlerini gerçekleştirdiğine dair A.K.’nin beyanı dışında delil bulunmadığı” ifadesine yer verilmişti. Ayrıca Sedat Yurtdaş’ın “iftira” suçlamasıyla yaptığı suç duyurusu da A.K. anayasal şikayet hakkını kullandığı için düşmüştü.
Nisan 2014’te Türkiye’nin farklı illerinden 150’ye yakın kadın avukat, Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurarak takipsizlik kararına itiraz etmiş ve itiraz kabul edilmişti. Bunun üzerine Sedat hakkında cinsel saldırı suçlamasıyla hazırlanan iddianame Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.