Avrupa’da 27 yıldır yasak olan ilaç Türkiye’de zehir saçıyor

Evrim Kepenek

RİZE – Fındıklı Organik Meyve Üreticileri Birliği Tarım Danışmanı Sema Mamuk, Karadeniz’de organik tarım yapılmak isteniyorsa önce zehirli ilaçların kullanımına engel olunması gerektiğini belirterek, “Avrupa’da 27 yıldır yasak bu ilaçlar ancak Türkiye’de peynir ekmek gibi satılıyor. Bu ilaçlar Çernobil kadar zehir saçıyor” dedi.

Doğu Karadeniz Bölgesi’ne ait yöresel meyvelerin (Karayemiş, böğürtlen, likapa) ve çay tarımının organik koşullarda yetiştirilmesi için Rize’nin Fındıklı ilçesinde faaliyet yürüten Fındıklı Organik Meyve Üreticileri Birliği (FOMUBİRLİK) bugünlerde hummalı bir çalışmanın içinde. Sağlık koşullarının incelenmesi ve analize gönderilmek üzere üreticilerden kivi ve yöresel meyveleri toplayan FOMUBİRLİK tarım danışmanlarından Sema Mamuk, Doğu Karadeniz’de yaygın olarak kullanılan zehirli ot ve böcek ilaçlarına dikkat çekerek, bunların asla kullanılmaması gerektiğini söyledi.

!Sadece Çernobil değil!

Doğu Karadeniz’de hastalık oranlarının bu kadar çok artmasının tek nedeninin Çernobil faciası sonrası oluşan radyasyon olmadığını, bir nedeninin de zehirli ot ve böcek ilaçları olduğunu belirten Sema, özellikle tarım alanlarına bu ilaçların asla sokulmaması gerektiğini vurguladı.

Bu ilaçların girdiği alanlarda organik tarım yapılamayacağını söyleyen Sema, “Biz suni gübrelerle kendimizi zehirliyoruz. Bunu kendi cebimizden ödediğimiz paralarla yapıyoruz. Bizden sonraki nesillere kalacak olan zehirli topraklar bırakıyoruz. Bunu yapmayalım. Kendimiz için olmasa da çocuklarımız için yapmayalım” dedi.

Avrupa’da 27 yıldır yasak, Türkiye’de satılıyor

Dernek olarak üreticilerin tarlalarını gezdiklerini ve bu tarz zehirli ilaçlarla karşılaştıklarını söyleyen Sema, “Hiç ummadığımız üreticilerimiz de bu ilaçlardan çıkıyor. Avrupa’da 27 yıldır yasak olan bu ürünler, Türkiye’de ziraat odaları aracılığı ile çiftçilere peynir ekmek gibi satılıyor. Bu da halk sağlığını ve tarıma olan yaklaşıma dair önemli ipucu veriyor. Bu ilaçlarla sadece insan sağlığı değil tüm doğa tehdit altında kalıyor” diye konuştu.

‘Kimyasal gübreler kanserin ta kendisi’

Bu topraklardan kimyasal gübrelerin temizlenmesi halinde ancak organik tarımdan söz edebileceğini söyleyen Sema, devletin bu konuda ısrarcı olmaması gerektiğini ve halkın organik tarımı sahiplenmesi gerektiğini belirtti. “Organik tarım olmazsa olmadır ancak devlet de gerekli alt yapı hizmetini sunmalı” diyen Sema, kimyasal gübrelerin kanserin ta kendisi olduğunu ifade etti.

Fındık üreticisi Emine: Yeterli desteği göremiyoruz

Sadece FOMUBİRLİK değil, üreticiler de organik tarımdan yana. Fındık üreticisi Emine Tuna, “Yetkililerden yeterli desteği ve bilgilendirmeyi göremiyoruz. Biz de arazilerimiz daha da değerlenecek diye organik tarımdan yanayız ancak bu zorla olmaz. Devlet desteği görmeliyiz. Devlet tarımda destekleme yapmalı. O zaman kimse kimyasal gübre ya da zehirli ilaçlardan kullanmaz” dedi.