‘AKP’nin politikalarına karşı yüzümüzü Ortadoğu kadınına dönmeliyiz’

Rojda Oğuz

İSTANBUL – Müftülere nikah yetkisi verilmesi ile toplumsal cinsiyetçik ve kadın erkek eşitsizliğinin derinleşeceğini söyleyen Bilim Kuram Dergisi Jineoloji Biriminden Şenay Garip, “AKP, iktidarını toplumun dini anlayışı üzerinden meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Eş yaşamlar arasındaki bu derin eşitsizlik AKP iktidarı gibi eril iktidarları sürekli kılmaktadır” dedi.

AKP hükümeti tarafından Meclis’e sunulan müftülere nikâh kıyma yetkisi değişikliğini içeren tasarıya tepkiler gelmeye devam ediyor. Bu değişiklik ile evlendirme işlemlerinin kolaylaşacağını savunan AKP hükümeti ayrıca, evlilik şartlarını düzenleyen Medeni Kanun’da bir değişikliğe gidilmediğini belirtiyor. Muhalefet ve kadın örgütleri ise kadın haklarına aykırı olduğu gerekçesiyle tasarıya karşı çıkıyor. Bilim Kuram Dergisi Jineoloji Biriminden Şenay Garip de müftülüklere nikah yetkisi verilmesine tepki gösteriyor. Şenay tasarıya neden karşı olduğunu şu sözlerle açıklıyor:”Tarihte iktidarlar, kadın erkek arasındaki ilişkinin doğasını bozarak kendi egemenliklerini sağlamlaştırmıştır. Müftülük yasası gibi kadın aleyhine ortaya konulan iktidar pratikleri, eş yaşamların doğasına müdahale etmekte ve kadın erkek eşitsizliğini derinleştirmektedir. Bu yasayla birlikte çocuk yaşta evliliklerin önü açılmakta. Ayrıca kadınların tecavüzcüsüyle evlendirilmesi için meşrulaştırıcı bir işlev görüyor bu yasa.”

‘Kadın erkek eşitsizliği derinleştiriliyor’

“Biliyoruz ki tarihten bu yana iktidarlar toplum üzerindeki egemenliklerini bürokrasi ve bürokratlar aracılığıyla kurgulamıştır” diyen Şeyma, AKP hükümetinin karakterini, kadınların üzerindeki politikalarına karşı çıkardığı yasa tasarısıyla ortaya koyduğuna dikkat çekti. AKP’nin dini argümanlar üzerinden kendisini var etmeye çalıştığını dile getiren Şeyma, “AKP, iktidarını toplumun dini anlayışı üzerinden meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Böylece toplumda var olan toplumsal cinsiyetçilik ve kadın erkek eşitsizliği daha da derinleştiriliyor ve eş yaşamlar arasındaki bu derin eşitsizlik AKP iktidarı gibi eril iktidarları sürekli kılmaktadır” diye ifade etti.

‘Bu tasarı gericiliktir’
Bu tasarıyla beraber çocuk istismarlarının artacağını ve önünün açılacağını dile getiren Şeyma, sözlerine şöyle devam etti: “Genelinde kadınların kazandıkları haklara karşı bir politika. Gasp diyebilirim buna. Kadınlar açısından istismar yasa tasarısının geri çekilmesi bir kazanım değil. Çünkü AKP kazanımmış gibi hissettirmek istedi ve hemen akabinde bugün nikah kıyma yetkisini bize tartıştırıyor. Bize bunları tartıştırmasının altında yatan başka bir politik çıkar var. Rojava’daki kadınların kazanımlarından tutalım da Avrupa’daki kadınların kazanımlarına kadar ki kadınlar nerede olursa olsun bir birlerini etkileyen bir konumda. Bu kazanımlar bir noktada buluşuyor. Bugün de Türkiye’de farklı renklerden kadınların buluşması farklı tartışma konularını gündeme getirerek iktidarın yapmak istediği bu renkleri ayrıştırmaktır.”

‘Kadınlar din üzerinden ayrıştırılıyor’

Şeyma, cinsel istismar yasa tasarısına yönelik daha önce iki farklı kesimden kadınların bir kısmının karşı çıktığını bir kısmının da destek verdiğini hatırlatarak, AKP’nin din üzerinden kadınları ayrıştırmak istediğini söyledi. Türkiye illerinde bulunan kadınların eylemlerine eleştirel bir yorum da getiren Şeyma, “Kadınların kadın sorunlarına yaklaşımına bakarsak, bunu biraz modernizm üzerinden sıyırmak gerektiğini düşünüyorum. Özgürlüğü sadece batı üzerinden yorumlamak ve eylemleri, kampanyaları bunun üzerinden kurmamak gerekiyor. En başından yüzümüzü Ortadoğu kadınına da dönmemiz gerekiyor. Çünkü Avrupa’da bir soruna yaklaşım ile Ortadoğu’daki bir soruna yaklaşım ve çözüm aynı olmuyor. Coğrafya değişince etkileşim de farklı oluyor. Bunun en belirgin olduğu ülke de Türkiye. Doğuda olan kadın sorunu batıda aynı etkiyi yaratmıyor. Bu durumdan sıyrılmak için kadınların daha fazla bir araya gelmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

‘Bu söylemler tesadüf değil’

“AKP’nin olası bir siyasi krizin hemen akabinde kadınlar üzerinden bir söylem geliştirmesi tesadüf mü?” diye soran Şeyma, Şeyma, bunun bir tesadüf olmadığının altını çizdi. Şeyma, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Her kürtaj bir Uludere’dir” söyleminin öylesine söylenmiş bir söz olmadığını kaydederek, “Kadınların bir arada olması iktidarı en fazla korkudan şeylerden birisi. Çünkü kadın özgürleşince toplumun da özgürleşeceğini biliyor. Bunların hepsinin bilinçli bir politika olduğunu düşünüyorum. Hiçbir söylem tesadüf olmadığı gibi tecavüzcülerin aklanması, istismarcıları koruyan yasalar, istismarı özendiren yasalar, istismarı önleyen kişilerin cezalandırılması bir bütünen bir politikanın yansımasıdır” dedi.