Van, Kobanê, Cizre, Sur…’Dostlar Dostlara Yardım Ediyor’

Melike Aydın

DERSİM – Dostlar Dostlara Yardım Ediyor Derneği aktivisti Aygül Aras, Cizre ve Kobanê’de ortaya çıkan kadın direnişinin sistemi korkuttuğunu belirterek, “Cizre’de bir kadın direnişi var ve benim düşüncem Türkiye yönetiminin de en çok korktuğu budur. Ortadoğu’da Cizre ve Kabanê’deki kadın direniş sistemi çok korkuttu” dedi.  Van’da 23 Ekim 2011 tarihinde yaşanan deprem felaketi sırasında, Almanya’nın Stuttgart kentinde kurulan Dostlar Dostlara Yardım Ediyor Deneği, Van’daki yurttaşlarla gösterdiği dayanışmayı Kobanê, ardından da Cizre, Şırnak, Diyarbakır’ın Sur ve Silvan ilçelerinde de devam ettirdi. Derneğin aktivistlerinden Aygül Aras, inceleme yapmak için geldiği memleketi Dersim’de yaptıkları çalışmalara ilişkin ve kadınlara yönelik gözlemlerini anlattı. Aygül,  Ortadoğu ve Kürdistan’daki savaşta kadın direnişinin iktidarları korkuttuğu için bir kadın kırımı söz konusu olduğunu söyledi.

‘Şengalli kadınlar Türkiye’de esir’

DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’e yönelik gerçekleştirdiği katliam sonrası göç etmek zorunda bırakılan kadınları hatırlatan Aygül, kadınların Türkiye’de adeta esir muamelesi gördüğü izlenimine kapıldıklarını söyledi. Aygül, “Kadınlar hiçbir şey anlatmıyordu. Zaten gözlerine bakmanız onların neler yaşadıklarını anlamanız için yeterliydi. Gözlerinden düşen yaşlar yaşananları hissetmeniz için yeterliydi. Çünkü o yaşananlara kelime bulunmaz. Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan kadınlar bizlere esaretin başka şeklini yaşadıklarını hissettirmişti” dedi.

‘Dersim 38’deki kadın katliamı Cizre’de devam ediyor’

Cizre’deki abluka ardından kadınların maruz kaldığı durumun ise, Dersim’de 1938 yılında kadınlara yaşatılanlarla benzerliğine işaret eden Aygül,  “Cizre’de katliamdan sonra evler basılıyor kadınlara tecavüz ediliyor. Kadınlar yaşadıklarından dolayı kendilerini Cizre nehrine atıyor. Kaç tane genç kadının, evli ve çocuklu kadının kendini öldürdüğünün dramını dinledim. Bana göre şuan Cizre’de yaşanan bir kadın katliamıdır. Birçok erkek ya öldürülmüş ya cezaevinde. Ya da ellerine zorla silah verildiği için kaçmış” diye konuştu.

‘Cizre’de kadınlar direniyor’

Savaşlardan en çok etkilenenin kadın ve çocuklar olduğunu, aynı zamanda, en çok saldırıya uğrayanın da kadın ve çocuklar olduğunu dile getiren Aygül, bu nedenle kadın mücadelesinin meşru ve zorunlu hale geldiğini kaydederek, Cizre’yi örnek gösterdi. Cizre’de kadınların savaşa karşı direndiğini söyleyen Aygül, şöyle devam etti: “Ben o kadar acıya rağmen kadınlarla konuştuğumda bana dedikleri ‘Hayır biz burayı terk etmeyeceğiz. Biz burada direneceğiz, burası bizim toprağımızdır. Burada bizim eşlerimiz yok edilmiş. Bodrum katlarında insanlarımız katledilmiş.’ Yani Cizre’de bir kadın direnişi var ve benim düşüncem Türkiye yönetiminin de en çok korktuğu budur. Ortadoğu’da Cizre ve Kabanê’deki kadın direniş sistemi çok korkuttu.”

‘Cizre halkı yalnız bırakılmamalı’

Cizre’ye maddi yardımdan öte manevi bir desteğin daha önemli olduğunu söyleyen Aygül, “O ailelere gitmek, birebir kucaklamak onlara yalnız olmadıklarını göstermek çok önemli. Bana soruyorlar korkmuyor musun diye. Orada yaşayan insanlar korkmuyorsa ben de korkmuyorum. Burada ölen onca insan insan değil miydi? Benim bir bedenim var, gidiyorsa onlara feda olsun” dedi.

Aygül son olarak, “Bu sisteme karşı olan, kadının yanında olan kim varsa çağrım bir dahaki sefere daha kalabalık bir şekilde ziyaretlerimizi gerçekleştirelim” dedi.