Ortakları, failleri ve zamanı belli bir katliam: Suruç (1)

Suruç katliamı davası sanıksız görülüyor

Safiye Alağaş/Dilhan Yılmaz

HABER MERKEZİ – Suruç’ta Amara Kültür Merkezi’nde 20 Temmuz 2015 tarihinde DAİŞ’in canlı bomba saldırısı sonucu 33 gencin katledilmesinin üzerinden 2 yıl geçti. Geçen iki yılda katliamda ihmali olan yetkililer yargılanmadı. Katliamdan 18 ay sonra iddianame hazırlandı. 21 ay sonra davanın ilk duruşması sanıksız görüldü.

Kobanê, DAİŞ’in 15 Eylül 2014 tarihinde üç koldan (Doğu, Güney Batı) gerçekleştirdiği saldırılarda YPG ve YPJ öncülüğünde gerçekleştirilen direnişle birlikte özgürleştirildi. Kobanê’nin özgürleştirilmesiyle birlikte savaşın ağır hasar verdiği kentin yeniden inşası için 2015 yılında çalışmalar başlatıldı. Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) de Kobanê’nin DAİŞ’ten kurtarılmasının ardından yeniden inşa sürecinde yer almak için açıklama yaparak çağrıda bulundu. SGDF, “Faşist sömürgeci çeteler ve işbirlikçilerinin saldırılarına karşı hep birlikte savunduğumuz Kobanê’yi, SGDF olarak yeniden inşa etmeye gidiyoruz. Sen de yüreğini yüreklerimizin yanına at, Kobanê’yi beraber savunduk beraber inşa edeceğiz” şiarı ve “19-24 Temmuz tarihleri arasında Kobanê’ye giden sosyalist gençlerin yürüyüşüne katıl” açıklamasıyla çağrıda bulundu.

Çağrı üzerine Temmuz 2015 tarihinde yaklaşık 300 kişi Kobanê’ye geçmek için Urfa’nın Suruç ilçesinde bir araya geldi. Kobanê’ye geçiş için Suruç Kaymakamlığının vereceği izni bekleyen 300 kişi, Suruç Belediyesine ait Amara Kültür Merkezi’nde konakladı. SGDF öncülüğünde bir araya gelen 300 kişi, geçiş izni beklerken Amara Kültür Merkezi önünde basın açıklama yaptığı sırada DAİŞ üyesi Abdurrahman Alagöz’ün bombalı katlimına uğradı. Katliamda 33 genç katledilirken, 104 kişi yaralandı.

Katliamda ihmali olanlar yargılanmadı

Katliamın gerçekleştiği sırada herhangi bir güvenlik önlemi alınmazken, yaralıları hastaneye götürmek isteyenlere ise polis gaz sıkarak saldırdı. Polis aracından alanda bulunanlara ateş açılırken, yaralılara saldırı nedeniyle tıbbı yardım engellendi. Katliam sırasında ve sonrasında ailelere yaşatılanlar ise acıları ikiye katladı. Hiçbir güvenlik önlemi almayan ve ihmali bulunan Urfa Emniyet Müdürü, Suruç Kaymakamı ve İlçe Emniyet Müdürü hakkında ise hiçbir soruşturma açılmadı.

18 ay sonra iddianame

Ancak hukuksuzluk ve adaletsizlik bununla son bulmadı. İddianame, katliamın üzerinden 18 ay geçtikten sonra hazırlandı. Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede biri tutuklu üç sanık hakkında 104’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Sanıklardan Yakup Şahin, aynı zamanda Ankara katliamı davasından da yargılanırken, firari sanık Deniz Büyükçelebi ve İlhami Ballı’nın ise iddianameye göre, Suriye’de olduğu öne sürülüyor. Bombalı saldırıyı gerçekleştiren kişinin, yapılan incelemelerin ardından Abdurrahman Alagöz olduğu kesinleşirken, saldırıyla ilgili soruşturmaya 23 Temmuz 2015’te “dosya içerisinde bulunulan belgelerin incelenmesinin soruşturmanın amacını tehlikeye düşüreceği” gerekçesiyle gizlilik kararı getirildi. Katliama ilişkin, 9 Ocak 2017’de görülen kamu görevlilerin yargılandığı davada, dönemin ilçe emniyet müdürü Mehmet Yapalıal’a “görevi ihmal ve kötüye kullanma” suçundan 7 bin 500 TL para cezası verilerek 12 takside bölündü.

33 kişinin katledildiği dava sanıksız başladı

Katliamdan 21 ay sonra ise davanın ilk duruşması 4 Mayıs Urfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. İlk duruşmanın birinci bölümünün sabah saat 09.00’da başlaması gerekirken saat 14.00’da başladı. Davaya müşteki olarak katılan aileler duruşma salonuna alınmadan önce üst araması ve x ray cihazından geçildi, telefonlar salona alınmadı. Üç sanığın yargılandığı davada duruşma sanıklar olmadan görüldü.

Mahkemede beyanlarda bulunarak 21 aydır yaşadıklarını anlatan aileler, davaya müdahillik talebinde bulundu. Mahkeme heyeti ise, 10 Ekim Ankara katliamında davasından da tutuklu yargılanan Yakup Şahin’in bu dava için de sonraki duruşmada SEGBİS ile hazır edilmesine karar verdi.

Sanık ilk kez duruşmada hazır edilecek

14 Temmuz’da görülen davanın ikinci duruşmasında da aileler yine üst araması ve x ray cihazından geçtikten sonra duruşma salonu gidebildi. Aileler ve müşteki avukatları, sanık Yakup Şahin’in SEGBİS üzerinden davaya katılmasına itiraz ederek, çapraz sorgu için sağlık bir katılım olacağını belirtip sanığın bizzat duruşmada hazır edilmesini talebinde bulundu. Talebi kabul eden mahkeme, sanık Yakup Şahin’nin üçüncü duruşmada bizzat hazır edilmesi kararını verdi.

YARIN: Suruç katliamında yakınlarını kaybedenler anlatıyor