Eril kültüre kıpkırmızı ‘deli’ bir başkaldırı hikayesi Fedile

Hikmet Tunç

VAN – Çocuk yaşta “berdel” olarak evlendirilen, başkaldırınca da yine ailesi tarafından 18 yaşında iken 50 yaşında bir erkeğe ‘ikinci eş’ olarak verilen Fedile, yaşamı boyunca erkek-devlet şiddetinin tecavüz kültürüne maruz kaldı. Askerler tarafından da tecavüze maruz bırakılan Fedile, erkeklere ve şiddetlerine başkaldırdıkça ‘deli’ sıfatı yakıştırıldı. “Hep başkaldırdım, asla teslim olmadım” diye Fedile, özenle baktığı kızıl saçları ve kırışmış küçük parmaklarıyla sigarasını yakmaya devam ederken, “Ben deli değilim, onlar deli. Beni deli olarak yazmayın. Benim adım Fedile” diyor.

Van’da yaşayan hemen hemen herkes mutlaka, ya sokak aralarında kırışmış küçücük parmaklarının arasında sigara içerken ya da yaramaz, haylaz çocuklar tarafından taşlanırken rastlamıştır Fedile’ye… Elindeki baston, kızıl saçları ve kendine has takıştırdığı takılarıyla Fedile, birçok insanın dikkatini çekmiştir. Hatta gazeteci-yazar Adil Harmancı “Delirtilmiş Toplumda ‘Deli’ Fedile” adlı kitabında, bunca yıldır göz önünde bulunan ve görülmeyen Fedile’yi görünür kılmayı başarmıştı. Fedile’nin belgeseli de çekilmek istenmiş, ancak Van’da yaşanan iki büyük depremden kaynaklı yarıda kalmıştı.

Bir kadın kurallara aykırı davranırsa

Toplum içinde bir insana, hele de bu bir kadınsa “deli” damgasının vurulması için birçok sebep oluşturulur. Çünkü genel geçer kıyafetler, renkler, giyim-kuşam hemen hemen aynıdır. Bir kadın bu kurallardan aykırı davrandığı an, işte orada başlar diğer bütün insanlar tarafından tuhaf karşılanmaya… Fedile de bu “tuhaf” insanlardan bir tanesidir. Giyimiyle, saçlarıyla, takılarıyla farklıdır Fedile. Bu farklılığıyla ya da aykırılıklarıyla Fedile artık yereldeki, bölgedeki insanlar için “Deli Fedile” yakıştırmasına maruz kalır.

Onun için ‘küfür’ bir savunma biçimi

Fedile, küfrederken tebessüm eden tek kişi diyebiliriz. Onun için dışarıda genç, yaşlı herkesin tiksinerek, acıyarak, kimi zaman saldırarak yaklaştığı Fedile için küfür bir savunma biçimini almış. Ondandır ki Fedile kendini anlatmaya başlarken “O beni dövdü, ben de küfrettim” sözleri bile gülümsemesine yetiyor. Fedile gülümserken hiç bu kadar acı çektiğini fark etmiyor insan… Acıyı hissederken, Fedile ise gülümseme eylemini içtenlikle yapıyor. Konuşma sırasında Fedile, yüzündeki tebessümle sık sık, “Ben deli değilim, onlar deli. Sakın beni deli diye yazmayın” ikazlarında bulunuyor.

Tecavüz kültürü ve erkek-devlet şiddeti

Fedile’nin eril hakimiyetin hüküm sürdüğü sistem içinde talan kültürünün bir parçası olan tecavüz kültürüne maruz bırakılmış bir hikayesi var. Çocuk yaştan itibaren sistematik olarak tecavüze maruz bırakılan Fedile, yine de ömrü boyunca asla ‘teslim olmadığını’ ifade ediyor. Fedile’yi yalnızca bedeniyle değil varlığıyla da teslim alamayışları, “tuhaf” kıyafetleri, kızıl saçları, kırmızı montu ve kırmızı rujunda hayat buluyor.

12 yaşında zorla evlendirildi

Fedile’nin duymak bile istemediği “deli” yakıştırmasının hikayesi ise şöyle başlıyor. Şu an ki yaşını bilmiyor ama kimlikteki yaşı 65. Siirt’in Eruh İlçesine bağlı Bozatlı Köyünde doğmuş, soy ismi ise Kayar. İkinci evliğinden beş çocuğu olmuş, tabii dört askerin tecavüzü sonrasında Fedile’nin doğurmak zorunda bırakıldığı çocuğu saymazsak… Kendi deyimiyle “Henüz adet olmamıştım. Göğüslerim bile çıkmamıştı” diye anlattığı, 12 yaşındayken ‘beşik kertildiği’ “berdel”e zorlanıyor. Fedile, evlendirilmesini şöyle anlatıyor:

“Ben sevmedim. Babam beni zorla evlendirdi. Evlendirildiğim erkek, amcamın oğluydu. Onun kız kardeşini ise ağabeyimle evlendirdiler. Aile büyükleri, iki evliliği tek düğünle günlerce sazlı sözlü yaptılar. Ben çok güzel bir kadındım. Babam, tanınan aşiretlerden biriydi. Aşiretine yakışır bir düğün yaptı. Hiçbir şey yapamadım. Ağladım. Sürekli ağladım. Sevmiyorum dedim. Ama kimse beni dinlemedi. İstemediğim bir adamla zorla evlendirildim.”

‘Direndim, asla teslim olmadım’

Evlendirildiği ilk günde cinsel şiddete, daha sonra da istismara maruz kalan Fedile yine de teslim olmadığını belirtiyor. Hayatının direnmekle geçtiğini ifade eden Fedile, şöyle devam ediyor. “İlk gece beni zorla odaya kapattılar. Evlendirildiğim erkek odaya girdi. Ben ona küfrettim. Bağırdım, direndim. İlk gece benimle birlikte olamadı. Ertesi gece kardeşleriyle odaya girdi. Ellerimi ayaklarımı bağladı. Benimle zorla birlikte oldu. Yine teslim olmadım.

Sonraki gün odanın kapısını kilitledim. Gün ağırınca da evden kaçtım. Babama sığındım. Ben babama sığındım ama bitmedi. Yine aile büyükleri geldi. Ben onlara, dönmeyeceğim dedim. Ardından babam yörede bilinen bir şeyhi getirdi. Bana muska yaptılar ama yine gitmedim. En sonunda baktılar çözüm yok. Zaten imam nikahıyla evlendirmişlerdi. Üç defa erkek ‘boş ol’ deyince de boşandık. Artık babamla yaşıyordum. Berdel olarak abimle evlendirdikleri kadını ise evine gönderdiler. İlk evliliğim 6 ay sürdü”

Aileye başkaldıran Fedile, erkeğin tuzağına düştü

Büyüyünce Fedile, “dul” bir kadına karşı aile büyükleri “namus” algısıyla bir türlü Fedile’ye huzur vermiyor. Sürekli kendisiyle evlenmek isteyen erkekleri hep reddeden Fedile, yine ailesinin istediği bir erkekle evlendirilmek isteniyor. Daha çocukken “berdel” olarak evlendirilen Fedile’ye bu kez de görücü usulü dayatılıyor. Evlendirilmekten başka bir seçenek sunmayan aile büyükleri, iki seçenekle Fedile’ye geliyorlar, biri kuzeni diğeri ise köyün imamı.

Fedile’ye sunulan her iki seçenekte de erkeklere ‘ikinci eş’ olarak evlendirilmek isteniyor. Fedile bir seçim yapmak durumunda kalıyor ve aileden biri olmayan imamla evlendirilmeye mecbur kalıyor. Ve Fedile daha 18 yaşındayken, 50 yaşındaki imamla zorla evlendiriliyor. Ama yine de Fedile, bu iki seçeneğe zorlansa da en azından kendi tercihini yaptığını düşünüyor ve bir nebze ona yetiyor.

Eril zihniyete karşı mücadelede pes etmiyor

Fedile imamla evlendirildikten sonra yoksulluğun her türlü yüzüyle karşı karşıya kalıyor. Ailesinin istediği amcasının oğluna ikinci eş olmayı kabul etmeyen Fedile, başka bir erkeğin ikinci eşi olmayı kabul etmek zorunda bırakılıyor. Fedile’nin eril zihniyete karşı tek başına mücadelesi ise hiç bitmiyor. Kendisi 18 yaşındayken 50 yaşındaki Mele Ahmet ile evlendirilen Fedile, “Ehmo çok yoksul biriydi. Köylü zekatlarını, fitrelerini ona bağışlıyordu. Yemesi içmesi hep köyden karşılanıyordu. Evlendikten sonra Van’a taşındık. Erçek’in Mele Qasım Köyünde kaldık. Eşim bu köyde imamlık yapmaya başladı. Ben hamileydim. Başıma gelen bir olaydan kaynaklı ilk çocuğumu düşürdüm. Daha sonra Van’ın Başkale sınırında bir köyde yaşadık. Köyün ismi Elezi’ydi. Bu köyde bir süre Mıraz Çavuş denilen erkeğin evinde kaldık” diyor.

‘Mıraz Çavuş’un tecavüzüne uğradım’

İki erkekle de zorla evlendirilen Fedile, çocuk yaşta evlendirilmesiyle cinsel istismara, 18 yaşında evlendirilmesiyle de cinsel şiddete maruz kalmıştı. Ancak tecavüz kültürü Fedile’yi adeta hedef almıştı ve yerleştikleri Elezi köyünde evinde kaldıkları Mıraz Çavuş isimli erkek, Fedile’ye tecavüz etmişti. Fedile, daha sonra yine ilçeye bağlı Xanik köyünde taşındıklarını anlatıyor ve şöyle devam ediyor:

“Burada 3-4 yıl kaldıktan sonrada eşim, en son bizi Zernek köyüne götürdü. Bu arada 5 çocuğum olmuştu. Elliye yakın koyunumuz vardı. Koyunlarım arkadaşım gibiydi, onlarla yaşama tutundum. Ben de bir taraftan eve katkıda bulmak için terzilik işini yaptım. Köyde yaşayan kadınlara terzilik yapıyordum. Onlar da karşılığında bize yardım ediyorlardı. Babamın beni ziyaret etmesi sonrası eşim beni babamla Siirt’e gönderdi.”

‘Ehmo arkamdan oyun çevirdi’

Aylar sonra Siirt’ten dönen Fedile, evlendirildiği imamın başka bir kadınla evlendiğini ve koyunlarının satıldığını öğreniyor. Arkadaşları gibi gördüğü koyunlarının acısıyla eline bıçak alarak erkeği, “Ya o koyunları geri getirirsin yada seni öldürürüm” diyerek tehdit ediyor ve Fedile koyunları geri alıyor. Bir kadının erkeğe başkaldırması sıradan bir olaymış gibi algılanmıyor. Aynı şekilde Fedile’nin başkaldırısı ilk ’deli’ damgası yapıştırılmasının da önünü açıyor.

Bu “deli” sözleri çok da umurunda olmuyor Fedile’nin. Çünkü o erkeğe başkaldırarak koyunlarını tekrar geri alabilmişti. Fedile, kendi başarısının mutluluğunu yaşarken, bir taraftan da kurnaz Ehmo görev başındadır. Yine binbir bahaneyle Fedile’yi evden uzaklaştırmanın yoluna arar. Ve sonunda tekrar Fedile’yi Siirte ailesinin yanına gönderir.

Başkaldırısı bitmeyince en sonunda ‘deli’ deniyor

Fedile’nin yokluğunu fırsat bilen Ehmo, tekrar koyunları satar. Fedile konuşma sırasında ise sık sık ‘Ehmo arkamdan oyun çevirdi’ sözlerini kullanmayı ihmal etmiyor. Fedile, koyunlarının satıldığını duymasıyla köye gelir. İkinci kez Ehmo’nun bu oyunu karşısında direnen Fedile, şiddete maruz bırakılır. Öyle ki Ehmo’nun Fedile’yi şiddete maruz bırakmasının ardından Fedile baygınlık geçirir. Bir süre kendine gelir. Yine de Ehmo’ya başeğmeyen Fedile, sonunda koyunlarının parasını almayı başarır. Fedile, Ehmo’nun ikinci kez evlendiğini duyar. Ehmo kendi kurnaz oyunlarını ört bas etmek için Fedile’ye “ deli” der. Bununla da yetinmez, Fedile’yi Elazığ Akıl Hastanesine gönderir.

‘Ben deli değilim, koyunlarımı satan Ehmo deli’

Hangi tarihte evlendiğini hatırlamayan Fedil,e beş çocuğunun da doğduğunu hatırlıyor. İki kızını Siirt’e ailesinin yanına bırakıyor. Fakat oğlan çocukların üçünün de babasında kaldığını hatırlıyor. Hastanede geçirdiği zamanı ise şöyle anlatıyor: “Tam hatırlamıyorum. Hastanedeki görevliler beni zapt etmeye çalışıyorlardı. Ben onlara ‘Ben deli değilim, koyunlarımı yaz ortasında satan eşim deli, beni aldatan eşim deli’ diye direndim. Ama kimseyi inandıramadım. Daha sonra hastane de benim deli olmadığımı anlayınca ailemi aradı. Ben de hastaneden çıktım.”

İki erkek tecavüz etti, ‘deli’ diye örtbas edildi

Daha sonra ailesinde kalan Fedile, çocuklarıyla görüştürülmüyor. Van’da kaldığı süre zarfında tecavüz kültürü bir kez daha buluyor Fedile’yi ve erkek-devlet şiddeti yüzünü burada da gösteriyor. Fedile, bir yüzbaşı ile başka bir erkeğin tecavüzüne maruz kalıyor:

“Ben Van’a çocuklarımı görmek için babama ne kadar ısrar etsem de babam beni Van’a göndermedi. Babam beni Bozatlı Köyü karakoluna gönderdi. Orada bulaşık yıkıyordum. Bir yüzbaşı beni bir gün değirmene götürerek defalarca tecavüz etti. Değirmende Hasan diye bir erkek vardı. O da bana tecavüz etti. Değirmenden kaçtıktan sonra babamın yanına geldim. Olanları anlattım. Babam karakola gitti. Yüz başı bunları inkar edince ‘Kızın hayal görüyor. Onu akıl hastanesine götür’ dedikten sonra -kendisi zaten Elazığlıydı-, beni tekrar akıl hastanesine gönderdi. İkinci defa akıl hastanesine tıkıldım.”

Başka bir tecavüz sonucu doğum yapmak zorunda kaldı

Hastaneden ikinci defa ‘sağlığın yerinde tespitinden’ sonra tekrar aile evine dönen Fedile, bu defa babasının tüm müdahalelerine rağmen çocuklarını görmeye kararlıdır. Bu defa eşeği ile yalın ayak yollara koyulur. Bir ay süren yolculuğu sonrasında da defalarca tecavüze uğrar. İki çocuğunun gözü önünde 4 askerin tecavüzüne uğrayan Fedile, tecavüz sonucu doğum yapmak zorunda kalır. Yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor Fedile:

‘Çocuğumu yetimhaneye, beni tımarhaneye gönderdiler’

“Ayaklarım yürümekten kanadı. Topuklarım kan içinde kalmıştı. Ama uzun süre çocuklarımı bulamadım. Bana tecavüz eden dört askerden birinden hamile kaldım. Ama kimin çocuğu olduğunu bilmiyorum. Çocuğun ismini dahi bırakmıştım. Çocuk doğunca babam eşime haber verdi. Ama eşim ‘Bu benden değil. Alın bunu yetimhaneye, Fedile’yi de tımarhaneye gönderin’ dedi. Çocuğumu Ankara Çocuk Esirgeme Kurumuna bıraktılar. Beni de üçüncü kez tımarhane gönderdiler.”

Üçüncü defa hastaneye kapatılan Fedile, yine hastaneden çıkmayı başarıyor.

‘Çocuğumu bir kez olsun görmek istiyorum’

Fedile, şimdi oğluyla birlikte DBP belediyesi tarafından yapılan müstakil evde yaşıyor. Herkes O’na ‘deli’ diyor ve O kızıl saçları, kırmızı montu, kırmızı ruju ve kahkahasıyla başkaldırısını sürdürüyor. Bir taksicinin çarpmasıyla artık iki koltuk değneğiyle yürüse de sabahın erken saatlerinden itibaren dışarı çıkan Fedile, “Canım sıkılıyor. Ben de çarşıya gidip dolaşıyorum. Dolanıyorum akşama kadar. Çayımı yudumluyorum, sigaramı çekiyorum, akşam olunca da evime geliyorum” diyor.

Gözleri hep uzaklara dalan Fedile, arada sigara çıkarıp efkarlı efkarlı tüttürürken, “Esirgeme kurumuna bıraktığım çocuğumu istiyorum. Büyümüştür. Kocaman olmuştur. O gelip beni bulsun. Ölmeden önce oğlumu görmek istiyorum” diye ekliyor.

‘Ben değil, onlar deli’

Boynunda kocaman taneli sarı bir tespihle sandalyede oturan Fedile, ‘Neden tesbihi boynunda taşıyorsun?’ sorusunu ise, “Hırsızlar çalmasın diye boynuma takıyorum. Hırsızlar sık sık evime geliyor. Ben de daha önce duvara astığım tesbihi boynumda taşıyorum. Ben deli değilim. Onlar deli. Beni sakın deli Fedile olarak yazmayın, ben deli değilim” diye son cümlesini kuruyor.