Erciş’in üzüm yaprağı kadının elinde eşsiz tadına kavuşuyor

VAN – Erciş Üzümü bağ yaprakları uzun ve çetin geçen kış aylarında sofralardaki yerlerini almak için kadının bereketli elleri ile salamura tarzında tuzlu suda saklanarak, kışa hazırlık yapılıyor.

Urartular döneminden günümüze kadar uzanan Erciş üzümü, Urartu Hükümdarı Aramu tarafından inşa ettirilen ve adı Arzaşkun olan Erciş’in birçok noktasına ekilen üzüm şimdilerde yok olmasına göz yumuluyor. M.Ö 600-900 yılları arasında yörede yaşayan ve üç adet ihtişamlı şehir kurdukları belirtilen Urartular döneminde, tarihi Zernaki Tepe Mevkii’nden, Salihiye Mahallesini de içine alan Haydarbey Mahallesi’ne kadar olan alanların tamamının üzüm bağı olarak kullanıldığı belirtiliyor. Küçük taneli ve ekşimsi bir tadı olan Erciş üzümünün bağbozumu, Eylül ayının sonlarından Kasım ayının başlarına kadar devam ediyor.

Kış yemeklerinin vazgeçilmezi üzüm yaprakları

Bakımsızlıktan dolayı yok olma tehlikesiyle karşı kaşıya kalan Erciş üzümünün eşsiz tadı dışında, kadınlar tarafından toplanan üzüm yaprakları, salamura tarzında bidonlara doldurularak, kışa hazırlık yapılıyor. Kadınlar bidonlara desteler halinde dizdikleri üzüm yapraklarını “Ava şor” adı verilen tuzlu su içerisinde bekleterek, serin yerde muhafaza ediyor.

‘Üzüm yaprakları bahar ayında toplanıyor’

Hicran Kandemir (50), bahar aylarında evinin bahçesinde bulunan üzüm yapraklarını topladığını belirterek, “Erciş üzümü yaprakları bu mevsimde toplanılıyor. Bu mevsimden sonra toplanılmak istenildiğinde yaprakları çok sert oluyor. Burada ‘pir’ yani yaşlı denilir. İnce yaprakları toplayıp bidonlara deste yapıp bırakıyoruz. Daha sonra, ‘ava şor’ yani tuzlu su hazırlayıp üzerine döküyoruz. Kışın da diğer mevsimlerde kullanabiliyoruz. 10 bidon tutuyorum. Ailesi benim gibi kalabalık olanlar daha fazla tutuyor. Benim bahçem var bahçemden getirip tutuyorum. Bağı olmayanlar da ya çarşıdan ya da bağlardan gidip satın alıyor” dedi.

‘Erciş üzümünün kendisi de yaprağı da lezzetlidir’

Erciş üzümünün tarihi bir geçmişe sahip olduğunu söyleyen Hicran, “Erciş üzümü Urartu daha sonra da Ermeniler döneminden kalmıştır. Dünyada sadece iki yerde bulunuyor. Erciş ve Fransa üzüm bağlarında bulunuyor. Rivayetlere göre Erciş’ten Fransa’ya gönderildiği söylenir. Kimi söylentilere de göre de bu kültür Ermenilerden günümüze kadar gelmiş. Her yerde üzüm bağları var, ama Erciş üzümü yaprakları kadar ince ve narin değil. Üzümü gibi yaprakları da güzel ve lezzetlidir. Son baharda üzümü yazında bağ yapraklarının tadı eşsizdir” diye konuştu.

Yapraklarla yapılan zeytinyağlı sarmanın sofrada ki yeri ayrı

Bidonlarda salamura olarak tuttukları yaprakları daha sonra etli, etsiz ve zeytinyağlı sarma yapımında kullandığını dile getiren Hicran, “Bağ yapraklarıyla sizin de bildiğiniz gibi dolma yapılıyor. Pirinç, et, baharat ve yeşillik katılarak yapılan sarma dolma zeytinyağlı ya da bulgurla da yapılabiliyor. Ben genelde pirinçle yapıyorum. Erciş üzümü yaprakları çok hassastır. İnce uzun yapılınca daha bir güzel oluyor. Bende bu yüzden hep pirinçli yapıyorum” dedi.