Nuriye ve Semih için tepki eylemleri devam ediyor

İSTANBUL- 80 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın tutuklanmasını protesto eden hukuk ve insan hakları kurumları, “İsrail’in, Ramazan ayına girmeden dün itibariyle açlık grevindeki mahkumların taleplerini kabul etmesi ortada iken Türkiye’nin kendi yurttaşlarına karşı öldürmeyi amaçlayan tutumu kabul edilemez” diye vurguladı.

Özgürlükçü Hukukçular Platformu (ÖHP), KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Şubesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi ve İstanbul Tabip Odası (İTO), Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), 80 gündür açlık grevinde olan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Öğretmen Semih Özakça’nın tutuklanmasını protesto etmek amacıyla Beşiktaş’ta Küçük Kartal Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. “Direne direne kazanacağız”, “İnsan haklarıyla insandır” sloganlarının atıldığı eylemde “Açlık grevindeki insanlarımızın sesini duyun”, “Aslolan yaşamdır” dövizleri taşındı. “Yaşamı savunuyoruz” pankartının açıldığı eylemde hazırlanan ortak basın açıklamasını okuyan ÇHD avukatlarından Görgün Danacı, Nuriye ve Semih’i tutuklamanın ve açlık grevini bitirmenin, sorunu çözmek anlamına gelmediğini söyledi.

‘Türkiye’nin öldürme yaklaşımı kabul edilemez’

Görgün, KHK ile işlerinden uzaklaştırılan Acun Karadağ, Veli Saçılık, Esra Özakça, Mehmet Dersulu, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, 6 aydan bu yana işlerine dönebilmek için direndiklerini söyledi. Nuriye ve Semih’e destek eylemlerine de değinen Görgün, bu eylemelerde onlarca insanın gözaltına alındığını hatırlattı. Görgün, Nuriye ve Semih’in açlık grevini sürdürdüğünü ifade ederek, “Açlık grevinin hayati bir aşamasında olan iki insanı, tutuklama ile sınamak cinayettir ve sorumluluğu ağırdır. Ve buradan Filistin hapishanelerindeki açlık grevi direnişini selamlayarak belirtmeliyiz ki İsrail’in, Ramazan ayına girmeden dün itibariyle talepleri kabul etmesi ortada iken Türkiye’nin kendi yurttaşlarına karşı öldürmeyi amaçlayan tutumu kabul edilemez” dedi.

Görgün, son olarak taleplerini şu şekilde sıraladı:

“*İki insanın ölümüne neden olabilecek saldırganlıktan vazgeçmeli ve derhal talepleri kabul etmelidir

*Siyasal iktidar, yargı organları ve adli kolluğa talimat vermekten vazgeçmelidir

*Daha bir kaç hafta önce aynı suçlamalarla tutuksuz yargılanmaya başlayan ve açlık grevlerinin 79. gününü geride bırakarak ciddi sağlık problemleri yaşayan iki emekçiyi derhal serbest bırakmalıdır

*Her türlü basın açıklaması ve sair destek eylemine yönelen kolluk şiddeti derhal son bulmalıdır

*Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır.”