DAİŞ’ten kurtarılan Wetha gerçekliğini YPJ’de buldu

KOBANÊ – DAİŞ çetelerinin zulmü altındaki kadınlar kadın savaşçılar tarafından kurtarılırken, çetelerden kurtulan Wetha da YPJ’ye katıldı. İsmi Arapça’da “gerçeklik” anlamına gelen Wetha, kendi gerçeğini de YPJ’de buluyor.

Demokratik Suriye Güçleri’nin (QSD) “Fırat’ın Gazabı” hamlesi kapsamında Rakka’nın özgürleştirilmesine dönük başlattığı operasyon, hızla devam ediyor. QSD savaşçıları hamle kapsamında 4’üncü aşama ile birlikte kentin kuzeyine doğru ilerlerken, stratejik bir öneme sahip Tabqa’nın kurtarılmasına yönelik de operasyonlarına devam ediyor. Tabqa’ya doğu ve batı mahallelerinden giren savaşçılar, her iki yönden de yaklaşık 2 kilometre ilerledi. Çok sayıda köy, mezra ve mahalle özgürleştirilirken, DAİŞ’in zulmü altında bulunan yüzlerce sivil de kurtarıldı. DAİŞ’in esaretinden kurtulan kadınlar, bunu ” karanlık yırtıldı” sözleri ile dile getiriyor. Hikayelerle dolu topraklarda şimdilerde özgürlüğün sevinci yaşanıyor.

Wetha gerçekliğin kendisi

Kurtarılan yüzlerce kadından biri olan 22 yaşındaki Wetha’nın hikayesi DAİŞ gerçekliğini bir kez daha gözler önüne seren örneklerden biri. Wetha’nın ismi Arapça’da “gerçeklik” anlamına geliyor. Deyr-i Zor’un Meyedan köyünden olan Wetha tam bir yıl DAİŞ çetelerinin esaretinde kalıyor. Babası Wetha’yı DAİŞ’e verip bir de karşılığında para alıyor. 3 DAİŞ emirine satılan Wetha, cinsel saldırılara maruz kalıyor.
Yaşadıklarını “DAİŞ ve kadın gerçekliği” şeklinde ifade eden Wetha, her gün kaçıp, kurtulmanın planlarını yaptığını belirtiyor.

Kaçış

Zorla tutulduğu yerin anahtarını bir şekilde elde edip, kaçtığını anlatan Wetha şöyle devam ediyor: “Dört kadın bir evde kapıları kilitli olan odalarda tutuluyorduk. Babamın beni sattığı DAİŞ çetesi tarafından üç ayrı Emire daha satıldım. Bu üç emirin dışında yüzleri kapalı olan 12 kişi tarafından her gün tecavüze maruz bırakıldım. Üç emiri ve babamın beni sattığı kişiyi tanıyorum. Diğerlerinin yüzleri kapalıydı, bu sistematik işkenceye tam bir yıl boyunca devam maruz kaldım. Kaldığım yerde benim gibi çetelerin tecavüzüne uğrayan 3 kadın daha vardı. O evde 4 kişi kalıyorduk. Bu karanlık dolu günlerden kurtulmanın her fırsatta yolunu aradım. Bir gün gizlice anahtarı aldım ve diğer kadınların kilitli tutulduğu kapıları da açtım. Ben ve diğer üç kadın hiç arkamıza bakmadan oradan kaçtık. Bulunduğumuz yerden olabildiğince uzaklaşmak istiyorduk.”

Güvenli alanlara varmak

Burada çeteler tarafından fark edildiklerini hatırlatan Wetha konuşmasına şöyle devam ediyor: “Biz 4 kadın yüreğimiz ağzımızda güvenli alanlar olarak duyduğumuz yerlere doğru kaçmaya başladık. Ama daha tutsak tutulduğumuz ve satıldığımız yerden çok uzaklaşamadan fark edildik. Benimle birlikte kaçan diğer üç kadın DAİŞ çeteleri tarafından yeniden yakalandı. Ben de korkumdan toplumun içine karıştım kalabalığın içine daldım. Böylece çeteler beni erkenden bulamadı. İçine girdiğim kalabalık da ‘garaj’ diye bir yere gidiyordu. Oradan göçmenleri taşıyan araçlara binerek, güvenli alanlara geliniyordu. Ben orada bulunan motosikletli bir kişiye beni garaj götürmesini söyledim ve beni götürdü. Oradan da 5 kadınla birlikte göçmenleri taşıyan araca binerek, bir köye sığındım. Ensare diye bir köyde bizi bıraktılar. Burada da siviller toplanıyordu. Burada bir ay boyunca bir köylünün evinde kaldım. Beni barındırdılar. Onlara DAİŞ’ten kaçtığımı söylemedim. Ailemi kaybettim Şam’da bulunan amcamın yanına gideceğim diye belirttim. Aradan bir ay geçtikten sonra QSD savaşçılarının bulunduğu güvenli alanlara doğru yola çıktım.”

YPJ’ye katılım

Oraya ulaşınca başından geçenleri anlattığını kaydeden Wetha, savaşçılar tarafından her türlü ihtiyacının karşılandığını dile getirdi. Daha sonra kadın savaşçılarının kendisi ile ilgilendiğini aktaran Wetha, savaşçıların kendisini adeta yaşama döndürmek için elinde geleni her şeyi yaptığını ifade ederek, “Daha sonra Kobanê’de bulunan YPJ savaşçılarının yanına geldim. Geldiğimde buradaki kadınlara da Şam’a gitmek istediğimi söyledim. Günlerdir bu kadınların arasındayım. Yaptıkları ile adeta bana yeniden yaşam verdiler. Bu beni çok etkiledi. Bu benim kararımı değiştirmeme de neden oldu. En son onlarla oturup konuştum. ‘Kendimi kirlenmiş hissediyorum. Eğer kabul ederseniz YPJ’ye katılmak istiyorum. Yüreğimdeki ateşi ancak bu karanlık zihniyet ile savaşarak söndürebilirim’ dedim. Bunu söyleyince çok mutlu oldular. Bana daha da yardımcı oldular. Asıl şimdi kendimi tanıyabiliyorum. Benim için bir fırsat oldu. Verdiğim bu karar ile çetelerin esaretinde bulunan kadınlar için savaşacağım. Yeniden hayatta olmamı özgürlüğüme borçluyum” ifadelerini kullandı.