HDK referandum deklarasyonunu açıkladı: Herkes için ‘Hayır’ diyoruz

İSTANBUL – Yoğun ilginin gösterildiği HDK’nin referandum deklarasyonunu açıklayan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, herkes için ‘Hayır’ diyeceklerini belirterek, “Bugün burada bir araya gelen bizler, on yıllardır yürüttüğümüz mücadelelerimizi yeni bir kazanıma dönüştürmek için ‘Hayır’ diyeceğiz” dedi.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenleri, Çağlayan’da bulunan Salon Figaro’da referandum sürecine ilişkin ortak bir deklarasyon açıkladı. Açıklamaya TJA üyeleri, Barış Anneleri, Yeşil Sol Parti üyeleri, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, DTP Eş Genel Başkası Kamuran Yüksek, HDP milletvekilleri Pervin Buldan, Ayşe Acar Başaran, Filiz Kerestecioğlu, Hüda Kaya, Dilan Dirayet Taşdemir, Celal Doğan, Garo Paylan, Ahmet Yıldırım, HDP İstanbul ilçe örgütleri ile çok sayıda yurttaşla beraber kurum ve kuruluşlar katıldı.

Kadınlar yoğun ilgi gösterdi

Salonun duvarlarına, “Demokratik Cumhuriyet Ortak Vatan İçin”, “Özgürlük İçin Hayır”, “Ekolojik Bir Yaşam İçin Hayır”, “Birlikte Yaşam İçin Hayır” yazılı pankartlar asılırken açıklamaya katılan yurttaşların da ellerinde “Hayır” yazılı lolipoplar yer aldı. Ayrıca tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın resimlerinin bulunduğu pankart da salon duvarlarına asıldı. Salonda sık sık, “Taybet Ana için Hayır”, “Kayyımlara Hayır” sloganları atıldı. Yoğun katılımın olduğu etkinliğe kadınların ilgisi büyük oldu. Kürtçe, Türkçe, Lazca şarkılar eşliğinde salonda yoğun bir coşku oluşturuldu. Bütün etkinlik botunca renkli görüntüler yaşandı. Kadınların zılgıtlarıyla sık sık konuşmalar bölündü.

‘İrademizi tek bir kişiye teslim etmeyeceğiz’

İlk olarak söz alan HDP MYK Üyesi Çilem Küçükeleş, “Bizler bir hırka, bir lokma diye yola çıkmış bir partiyiz. Türkiye siyasetinde yeni görünebiliriz ama zulme karşı direnenlerin enerjisini bu günlere taşıyan bir partiyiz. Bu toplantılar yapılmasın diye başımıza gelmeyen kalmadı. Biz biliyoruz ki iradeye kayyım atanamaz. O yüzden insanlık umut etmeye devam edecektir. Bu direniş asla tek bir kişiye teslim edilmeyecek. Bunun göstergesi bu salondur” diye konuştu. HDP’nin çalışmalarından söz eden Çilem, Selahattin Demirtaş’ın seçimlerde kullandığı “Bu gemi Nuh’un gemisi” sözlerini hatırlattı.

‘Beraberliğinin pekişmesi için önemli bir adım olacaktır’

Ardından deklarasyonu okuyan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, konuşmasına başlamadan önce birçok dilde, “Merhaba” diyerek salonda bulunan yurttaşları selamladı. Gülistan, Cumhuriyet’in kurulduğu ilk günden bu yana herkesin eşit olarak yaşadığı toprakların olması için mücadele verdiklerini söyledi. Gülistan, “Toplumun demokratik, çoğulcu, eşitlikçi, laik, kadın özgürlükçü, ekolojik ve sosyal bir anayasa ihtiyacı ve talebi bakidir. Yeni bir toplumsal sözleşme, Türkiye’nin tarihsel, toplumsal ve kültürel sorunlarının aşılması, eşitlik ve farklılıkların beraberliği ruhunun pekişmesi açısından önemli bir adım olacaktır” dedi.

‘MHP ve AKP tek adamlık için ittifak kuruyor’

Gülistan, Cumhurbaşkanının varolan Anayasa’yı ihlal ettiğini söyleyerek, MHP ve AKP’nin ittifakında tek adamlık yönetiminin hedeflendiğini kaydetti. Türkiye’de uzun zamandır sürdürülen demokratikleşme mücadelesine karşı tasfiye politikalarının yürütüldüğünü söyleyen Gülistan, “Bu değişiklik ile yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki kuvvetler ayrılığı, kuvvetlerin birliği ve uyumu hedefi ile ‘tek kişi yönetimi’ altında toplanmakta, adalet terazisi ‘tek adam’ın eline verilmekte; zaten demokratik ülkelere göre oldukça geri bir düzeyde olan denge, denetleme mekanizmaları bertaraf edilmekte, halkın temsil ve denetim hakkı gasp edilmektedir” diye konuştu.

‘Mücadelemizi kazanıma dönüştürmek için Hayır’

Deklarasyonu okumaya devam eden Gülistan, şunları söyledi: “Bu değişiklik, demokratik anayasal düzenin geliştirilmesine, evrensel temel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesine, güçlü bir yerel demokrasinin oluşturulmasına yönelik değildir. İktidarın sınırları alabildiğine genişletilmekte, yurttaşların temel hak ve özgürlükleri ise alabildiğine işlevsizleştirilmektedir. Yapılmakta olanın adı, sivil darbeyi, OHAL ve KHK rejimini süreklileştirmek; toplumu daha fazla baskı altında tutarak demokratik hak ve özgürlükleri yok saymaktır. Bu durumun siyasal, ekonomik ve toplumsal yaşamımızın her alanında yaralayıcı, kutuplaştırıcı ve çatışmacı sonuçlar doğuracağı şüphesizdir.

‘Tarihi bir sorumluluk ile karşı karşıyayız’

Bizler, bu coğrafyanın barışı, emeği, eşitliği ve onuru için mücadele edenler tarihi bir sorumluluk ile karşı karşıyayız. OHAL ile her şeyin engellendiği ve yasaklandığı bugünlerde, aydınlığın, ilerinin, doğrunun ve güzelliğin mücadelesini vermek zorundayız. Bu şansı referandumda çıkacak ‘Hayır’ sonucu ile taçlandırmak demokratikleşme açsından toplumun büyük bir kazanımı olacaktır. Bugün burada bir araya gelen bizler, on yıllardır yürüttüğümüz mücadelelerimizi yeni bir kazanıma dönüştürmek için ‘Hayır’ diyeceğiz.

‘Bizler herkes için Hayır diyoruz’

‘Hayır’ bu kötü gidişatı durduracak tek güçtür. ‘Hayır’, barışın yolunu açacak olan anahtardır. ‘Hayır’, iktidarlara karşı halk var demektir. ‘Hayır’, emeğin hakkını kazanmaktır. ‘Hayır’, kadın özgürlüğü mücadelesini büyütmektir. ‘Hayır’, demokrasiyi geliştirmektir. ‘Hayır’, kalıcı OHAL düzenine son demektir. ‘Hayır’, eşit yurttaşlık demektir. ‘Hayır’, inançlara özgürlük demektir. ‘Hayır’, yaşam ve doğa alanlarının tahrip edilmesine dur demektir. ‘Hayır’, ben, sen değil; biz demektir. ‘Hayır’, hayattır. Bizler, herkes için ‘Hayır’ diyoruz.”

Açıklamanın ardından şarkılar eşliğinde, “Hayır”, “Na” sloganları atıldı.