Cumartesi Anneleri: 622 haftadır ‘hayır’ diyoruz

İSTANBUL- Gözaltında kaybedilen oğlu Murat Yıldız’ı 22 yıldır arayan Hanife Yıldız’ın sözleri Galatasaray Meydanı’na kazınırken, anneler, “Biz 622 haftadır ‘hayır’ diyoruz” dedi.

Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 622’nci kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Eylemde, üzerine kımızı karanfiller ile “barışı” simgeleyen beyaz tülbentlerin bırakıldığı ve “Failler belli kayıplar nerede” pankartı açıldı, kayıpların fotoğrafları taşındı. Eyleme HDP İstanbul Milletvekili Pervin Buldan ile CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da katıldı.

‘622 haftadır hayır diyoruz’

Eylemde ilk olarak konuşan Berfo Kırbayır’ın oğlu Mikail Kırbayır, çeyrek asırdır burada olduklarını belirterek, “622 haftadır bizler ‘hayır’ diyoruz. Ellerimizdeki fotoğrafların tamamının akıbeti ‘hayır’larla dolu, hayır’ı bize kaybedenler, öldürenler, katledenler öğretti. Evet sözcüğü literatürümüzde yok artık” dedi.

‘Bu meydanda oturmak için çok nedenimiz var’

1980 yılında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, “Bu devletin en tepesinde olan kişi Berfo anaya söz vermişti, ‘oğlunu bulacağım’ demişti sözünü tutmadı. Berfo ananın da, Kiraz Şahin’inde bu devletten alacağı var, devlet hepimize borçlu. Biz buradan Berfo anaya ve Kiraz Şahin’e söz veriyoruz. Biz Cemil’i bulup Berfo ananın kucağına götüreceğiz. İsmail Şahin’i bulup Kiraz Şahin’e götüreceğiz. Murat Yıldız çok gençti sözümüz var hep yanında omuz omuzayız” diye konuştu.

‘Onun yerine kayıp ben olaydım’

22 yıldır oğlunu arayan Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız çok acı bir tablo olduğunu vurgulayarak, “80’lerde, 90,95’lerde ve bugün 2017 yılında o günlerden bugüne çok hükümetler değişti ama ne yazık ki buraya hiç bakan olmamış. Bizden aldıklarının hesabını kim verecek, hesap veren yok. İlk buraya geldiğim günden beri tam 22 yıl oldu. Ben burada bu kadar yıl kalacağımı tahmin edemezdim. Devletin niyeti hep öldürmek başka bir niyetleri olmadı. Bizler sadece canlarımızın akıbetinin açıklanmasını istiyoruz. Bizim çocuklarımızı, arkadaşlarımızı, dostlarımızı kaybedenler yargılansın. Bütün acılı annelere sesleniyorum, hele analar gelin buraya bende ki yaraya bir bakın. Yüce dağ başına çıkam, çıkam da bakam benim gibi evladını kaybeden var mı? Yolunu bilmirem ki gidem getirem, yok mu yol bilen beni yavruma götüre. Onun yerine kayıp ben olaydım, ondandır efkarlıyam nolur dokunmayın bana ben yürekten yaralıyam” diye konuştu.

‘Mücadeleye devam edeceğiz’

Avukat Gülseren Yoleri ise dosyaya ilişkin şu bilgileri verdi: “Ne dosyanın imha edildiğine dair bir bilgiye ulaşabildi ne de dosyanın kendisine. 2015 yılının Ocak ayında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na Murat Yıldız’ın akıbetinin açığa çıkartılması için tekrar suç duyurusunda bulunduk. Kısa bir süre sonra zaman aşımı kararı ile karşı karşıya kalabiliriz. Onlar hala kayıp ve akıbetleri ortaya çıkartılana kadar mücadeleye devam edeceğiz.”

‘Adalet sağlansın’

Konuşmaların ardından Murat’ın nasıl kaybedildiğini anlatan Mine Nazari, “Murat Yıldız’ın kaybedilmesinden, İzmir Bornova Özkanlar Asayiş Şubesi’nde görevli Komiser Ramazan Kaya ve polis memurları Şahismail Öztürk ve Tahir Şerbetçi sorumludur. Dönemin İzmir Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu, İzmir Valisi Kutlu Aktaş, Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Başbakan Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel sorumludur. Murat Yıldız Dosyası’nda hakikat açığa çıkarılsın ve ceza adaleti sağlansın” dedi.