5 kadın anlatıyor: Hiçbir yük evlendirilmekten ağır olmadı (2)

Xeme: Devlet, ağa, baba….Her kadın, kurtuluşu için mücadele etmeli

VAN – Ailesi tarafından kendisinden en az 20 yaş büyük bir erkekle ‘ikinci eş’ olarak evlendirilen Xeme Akdoğan, “Yaşamım boyunca her türlü zorluğu gördüm. Her kadının kendi kurtuluşu için mücadele etmesi gerektiğini düşünüyorum” diyor.

Çocuk yaşta evlendirilen, kendisinden 20 yaş büyük yaşlı bir erkeğin ikinci ‘eşi’ olan ya da eşinin kardeşiyle evlendirilen kadınlar anlatmaya devam ediyor. Şimdi 70 yaşında olan Xeme Akdoğan da erk zihniyetine karşı ayakta kalan milyonlarca kadından biri. Şırnak’ın Beytüşebap ilçesine bağlı Zevya köyünde dünyaya gelen Xeme, anne ve babası “sen istesen de istemesen de bu adamla evleneceksin” denilerek çocuk yaşta kendisinden 20 yaş büyük bir erkekler evlendiriliyor. Üstelik bu erkekle daha önce başka bir kadın evlendirilmişken. Kendisine hiçbir söz hakkı tanınmadığını vurgulayan Xeme, bu dayatılanları “kader” olarak görmemiş ve hiçbir kadının da görmemesi gerektiğini vurguluyor.

‘Evliliğin kendisi köleliktir’

Sadece daha önce evlenmiş bir erkekler evlendirilmenin değil, başlı başına evliliğin kölelik olduğunu söyleyen Xeme, şunları dile getiriyor: “Evlilik tamamen erkeğin isteği üzerine gerçekleşen bir durumdu. Evlilikler görücü usulü olurdu. Kadınların sevme ya da eşlerine seçme hakları olamazdı. Çoğu kadın belki evlendikten sonra eşiyle tanışmıştır.”

‘Evde baba, köyde ağa’

Yaşamda kadınların en ağır işleri bile tek başına yaptığını ancak söz hakkı verilmediğini ifade eden Xeme’nin yaşadıklarını, düşüncelerini anlatmaya devam ediyor:

“Aynı evde kadınlar erkeklerle aynı sofraya oturmaz. Bazı köylerde kadınlar kayınpederinin yanında konuşmazdı bile. Durum böyleyken ‘kuma’ olarak evlendirilince kadının itiraz etme durumu söz konusu olmazdı. İtiraz etmeye yanaşsak denilirdi ki ‘Fatma Nebi de kuma olarak verilmiş, sen ondan daha mı değerlisin.’ Evde baba, köyde ise ağa vardı. Kimse bunların sözlerinin dışına çıkamazdı. Hem ayıptı hem de günah sayılırdı.

‘Öfkemi başka bir kadına akıtamazdım’

Evdeki diğer kadınla kız kardeş gibiydik. O da benim gibi günahsızdı. Benim kendi öfkemi ona kusmam anlamsızdı. Benim de onun da 8 çocuğu vardı. Toplamda 16 tane çocuğumuz vardı. Birlikte bu çocukları büyüttük.

‘Yaşadıklarımı hatırlamak bile istemiyorum’

90’lı yıllarda devletin göçertme politikalarından kaynaklı Van’a göç ettik. Sadece ağalardan, babalardan çekmedik. Aynı zamanda devlet de bizlere çok çektirdi. Ben 70 yaşındayım ve evlendiğimden bu yana yaşamadığım hiçbir şey kalmadı. Ama şu anda hatırlamak bile istemiyorum. Kumam da eşim de öldü. Benimde yaşım epey ilerlemiş. Koca bir ömür geldi ve geçti.”

Barış Anneleri’nin kuruluşunda yer aldı

Kadınların köleci bir dayatmaya karşı kendi kurtuluşları için mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Xeme, şöyle devam ediyor: “Evlilik her şeye rağmen bir ömür huzursuzluk, hele de kuma olunca. Kadınlar köleci yaşamı asla kabul etmemeliler. Göç ettikten sonra yaşadıklarımdan yola çıkarak tek yolun mücadele olduğunu anladım. Daha sonra Van’da ilk Barış Anneleri Meclisi kuruluşunda yer aldım. Hala da burada görev yapmaktan ve mücadele etmekten mutluluk duyuyorum. Her kadının kendi kurtuluşu için mücadele etmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak mücadele ederek güzel bir yaşam hayal edilebilir. Onun için yaşanır.”

Yarın: Çocukken evlendirilen Ayten Yaşar, “Erkeğin kadın üzerindeki oyunlarını yerle bir etmek için kadın kendini geliştirmeli” diye anlatıyor.

5 kadın anlatıyor: Hiçbir yük evlendirilmekten ağır olmadı (1)