‘Kadınların hedef alınmasının nedeni hakiki mücadele yürütmesi’

İSTANBUL- Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan HDP İstanbul Eşbaşkanı Aysel Güzel, kadın mücadelesinin siyaseti de büyüten çeşitli verimlilik özellikleri barındırdığını belirterek, “Kadınlara dönük yönelim gösteriyor ki HDPli kadınlar hem kadın mücadelesinde hem de siyasetin her alanında hakiki mücadele yürütüyor. Kadınlara dönük saldırının temelinde de bu yatıyor” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP)’ye yönelik siyasi operasyonlarda 23 gün boyunca gözaltına tutulan ve ardından basın açıklamaları gerekçe gösterilerek tutuklanan İstanbul HDP İl Eşbaşkanı Aysel Güzel, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor. Aysel, avukatı aracılığıyla Şujin’e mektup gönderdi.

‘HDP kadın partisidir’

Tutuklanmasını siyasi bir karar olarak değerlendiren Aysel, “HDP kadın partisidir. HDP’de siyaset yapan kadınlar kadın kurtuluş mücadelesini büyütmekle yükümlüdür. Özellikle İstanbul’a dönük operasyonda kadın siyasetçilere yönelimin olduğunu görüyoruz. Olası bir referandumda da HDPli kadınlar üzerlerine düşen siyasi sorumluluğu yerine getirme iradesine sahiptir” dedi.

‘Tutuklanmam tamamen siyasi bir karardır’

Gözaltı süresi boyunca psikolojik şiddete maruz bırakıldığını söyleyen Aysel, tutuklanması hakkında, “Konjonktürel olarak belirli zamanda tüm il ve ilçe başkanlarımızın tutuklanmasının siyasi bir karar olduğunu düşünüyorum. İçişleri Bakanı Süleyman Soyulu’nun patlamanın hemen ardından söylediği ‘İntikam alınacaktır’ ifadesinin ardından HDP’ye yönelim oldu. Tamamen siyasi bir karardır. HDP’yi demokratik siyaset zemininden uzaklaştırılmak niyeti barındırmaktadır bu saldırılar. Legal, 6 milyon insanın oy verdiği bir partinin siyaset yapma hakkının suç unsuru gibi gösterilip diskalifiye edilmesi için her türlü hukuk dışı uygulamalar yapılıyor” şeklinde ifade etti.

‘Dört duvar arasında bir araya gelmiş koca yürekli kadınlar’

Cezaevi koşulları hakkında bilgi verene Aysel şöyle devam etti: “Ben daha önce gözaltına bile alınmamıştım. Özgürlüğüm sınırlandırılmış şekilde esaret altında yaşıyorum. Fakat uzun yıllar tutuklu bulunan kadınlar var burada. Onların deneyimlerini aktarmaları benim yaşamımı kolaylaştırıyor. Koğuşa ilk girdiğim andan itibaren bu dayanışmayı hissettim. Esaret altında olmama rağmen kadınların olduğu her yerde bir yaşamım mümkün olabileceğini gördüm. Dört duvar arasında bir araya gelmiş koca yürekli kadınlar. Daha önce var olan çalışmalarımızda komün bir çalışma hakimdi. Fakat şimdi komin yaşamın tam ortasındayım. Dar alanda kadınların özünde olan komün yaşam kendisini sürekli koruyor.”

‘Kadın mücadelesi siyaseti büyüten verimlilik özellikleri barındırıyor’

Türkiye’de kadın siyasetçi olmanın zorluklarından söz eden Aysel, gönderdiği mesajda şu sözlere yer verdi: “Kadın mücadelesi özgün bir mücadele alanıdır. Kadınlar olarak erkeklerle birlikte siyaset yapmak ayrıca çifte mücadele yürütmek anlamına geliyor. Biz kadın siyasetçiler hem karma hem de kadınların olduğu alanda mücadelemizi sürdürmekle yükümlüyüz. Kadının olmadığı yerde siyasetin olamayacağına inanıyorum. Kadın mücadelesi siyaseti de büyüten çeşitli verimlilik özellikleri barındırıyor. 3 eşbaşkanımız tutuklu. Yönetimde de 2 kadın tutukluyuz. Kadınlara dönük yönelim gösteriyor ki HDPli kadınlar hem kadın mücadelesinde hem de siyaseten her alanında hakiki mücadele yürütüyor. Kadınlara dönük saldırının temelinde de bunun yattığını düşünüyorum. Başta Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ olmak üzere tutuklu kadın vekillerinin, il ve ilçe yöneticilerimiz bu anlamda hedef haline getirilmiştir. Bizler içeride ya da dışarıda nerede olursak olalım kadın mücadelesini büyüteceğiz.”

‘HDPli kadınlar sorumluluğunu yerine getirme iradesine sahiptir’

Anayasa değişikliği görüşmelerini cezaevinde sürekli takip ettiğini söyleyen Aysel, Türkiye’deki sıcak gündem hakkında da, “Tekçi bir rejim tesis ediliyor. Mecliste ciddi bir senaryo oynanıyor. Türkiye’de bir rejim değişikliği yaratılması isteniyor. Bu barışı, kardeşliği, özgürce yaşama iradesine ciddi zarar veren bir yönelim. Bizler dün olduğu gibi bugün de barış özgürlük ve demokrasi mücadelesini sarılmayı devam edeceğiz. Olası bir referandumda HDP’li kadınlar üzerlerine düşen siyasi sorumluluğu yerine getirme iradesine sahiptir” dedi.